Ana Sayfa Facebook'ta Paylaş  Üye GirişiÜye Ol
19/12/2014    iPNo: 54.83.224.32
Mail Girisi  |
 WEBMAİL  |  DİZİN  |  İLETİŞİM  |  REKLAM  |  HAKKIMIZDA
Türk Dili ve Edebiyatı
 
Türk Edebiyat Tarihi
 
Halk Edebiyatı
 
Divan Edebiyatı
 
Atasözleri Sözlüğü
 
Romantik
Yıldızlar ateş böceği sanılmaktan korkmazlar.
(TAGORE)
Şiirde Redif Bilgisi

                  Redifin tanımını yapmadan önce şunları bilmek gerekir:
       * Redifler daima mısranın en sonunda bulunur, yani kafiyeden sonra gelir.
       * Redifin olduğu her yerde mutlaka kafiye de vardır. Bu sebeple redifin bulunduğunu gördüğünüz her yerde kafiyeyi de bulmaya çalışınız.
         
          Redif: Mısra sonlarında, görevleri aynı olan eklerin, ya da anlamları aynı olan kelimelerin tekrarlanmasına redif denir. Tanımdan da anlaşılacağı  üzere iki tür redif vardır:

          a) Ek Halindeki Redifler      
          b) Kelime Halindeki Redifler  

          a) Ek Halindeki Redifler: Eş görevli eklerin tekrarlanmasıyla oluşan rediflerdir. Türkçe'deki yapım ve çekim eklerini kavramadan, ek  halindeki redifleri kavramanız mümkün olamayacaktır. Eğer bu konularda bir eksiğiniz varsa, önce bunları tamamlamanız ve ondan  sonra ek halindeki redifleri kavramak için çaba sarf etmeniz gerekir.
                       Fakat, ek halindeki rediflerin çoğu, kelimeye bağlanan ekler olduğundan bu konudaki genel kaide: "Kelimenin köklerinde  kafiye, eklerinde ise redif vardır." şeklindedir. Bu kural bilinerek mısraya bakılırsa ek halindeki rediflerin yüzde doksanı mısrada  tahmin edilebilir. Ancak bu kaide her zaman geçerli olmadığından yine de "ekler" konusunda bilgi sahibi olunması konunun kavranması açısından gereklidir.

          Susuz değirmenlerin ne ile döner çarkı
          Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı

          Yukarıdaki beyitte, "ı" sesleri, ismin -i hali olduğundan yani, her ikisinin de görevi aynı olduğundan rediftir. Kelimenin köklerinde ise "ark" sesleri benzeştiğinden bunlar da zengin kafiyeyi oluşturur.
                      Bu beyite pratik yoldan yaklaşırsak: Beyitin birinci mısrasında,  kafiyeye söz konusu olan kelimenin kökü "çark", ikinci mısrada ise kelimenin kökü "fark"tır. Dolayısıyla, "ı" seslerinin ek olduğu için redif olduğunu pratik yönden söyleyebiliriz.
                       Kelimenin köklerinde kafiye bulunduğundan "ark" seslerinde de zengin kafiye vardır.
                       Fakat, bu pratik yol her zaman işlemeyebilir:
         
          Kokuyor burnuma Sivr'alan köyü
          Serindir dağları soğuktur suyu
          Yâr mektup göndermiş yadigâr deyi
          Gözünün yaşını sil deyi yazmış
         
          Yukarıdaki dörtlükte, kelimelerin kökleri:
          "köy", "su", "de" dir. Görüldüğü gibi kelimelerin köklerindeki sesler aynı değildir. Acaba burada "y" sesi kafiye olarak mı yoksa redif olarak mı alınacaktır?
                       Oysa, çözüm çok basittir."y" sesi birinci mısrada kelimenin köküne dahil olurken, ikinci ve üçüncü mısralarda yardımcı ses (kaynaştırma ünsüzü)'tir.
          Yani "y" seslerinin görevi farklıdır. Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan kafiye olarak kabul edilecektir.
                       Aynı durum İstiklal Marşı'nın üçüncü kıtasında görülmektedir:

          Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
          Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
          Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım.
          Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

          Yukarıdaki dörtlükte ise, kelimelerin kökleri:
          "yaş", "şaş", "" ve "taş" kelimeleridir. Burada da kelime köklerinden sonra gelen "a" sesleri kafiye olarak mı yoksa, redif olarak mı alınmalı sorusu akla  takılmaktadır. O halde, bu köklere eklenen "a" sesinin görevinin ne olduğunu incelemek gerekir:

İlk mısrada:     yaş    -       a         -         r        -            ı            -        m        
                      kök      yapım eki    geniş zaman    yardımcı ses         I. tekil
                                                                                                     şahıs eki


İkinci mısrada:   şaş    -       a         -         r        -            ı            -       m                       
                        kök     yardımcı ses   geniş zaman    yardımcı ses        I. tekil
                                                                                                      şahıs eki


Üçüncü mısrada:   aş    -       a         -         r        -            ı            -        m                       
                           kök     yardımcı ses   geniş zaman    yardımcı ses      I. tekil
                                                                                                         şahıs eki


Dördüncü mısrada:  taş    -       a         -          r        -            ı            -      m                       
                              kök    yardımcı ses    geniş zaman    yardımcı ses      I. tekil
                                                                                                            şahıs eki



          Yukarıda da görüldüğü gibi ilk mısradaki "a" sesi ile diğer "a" seslerinin görevleri farklıdır. Bu özellik sebebiyle, "a" seslerinin kafiye olarak alınması gerekir.

          b) Kelime Halindeki Redifler: Aynı anlamdaki kelimelerin tekrarlanmasıyla meydana gelen rediflerdir. Bu tür redifleri mısralarda görebilmek oldukça kolaydır:

          Doğru söylerim halk razı değil
          Eğri söylerim Hak razı değil.

          Yukarıdaki beyitte "razı değil" kelimeleri redif, ondan önceki "k" sesleri ise yarım kafiyedir.

          Bir başka örnek:
          Zannetme ki şöyle böyle bir söz
         Gel sen dahi söyle böyle bir söz

         Yukarıdaki beyitte "böyle bir söz" kelimeleri redif, ondan önceki "öyle" sesleri ise zengin kafiyedir..

          Bir başka örnek:
          Kimsesiz hiç kimse yok, var herkesin bir kimsesi
          Kimsesiz kaldım meded, ey kimsesizler kimsesi

         Yukarıdaki beyitte "kimsesi" kelimeleri redif, ondan önceki "r" sesleri ise zengin kafiyedir..

          Son olarak şuna da dikkati çekmek gerekiyor:
          Kelime halinde bulunan redfilerden hemen önce, ek halinde redif de bulunabilir. Böylece, ek halindeki redifle kelime halindeki redif arka arkaya gelebilir: 
 
          Elimi beş yerinden, dağladı beş parmağın,
          Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git
          Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
          Görmemek istiyorsan, ardına bakmadan git!

          İkinci ve dördüncü mısralarda hem ek halinde redif, hem de kelime halinde redif bulunmaktadır. Yukarıdaki mısralarda "madan" ekleri "zarf-fiil"dir.
Bölümler
 
Genel Bilgi
 
Çiçek
İçerde
Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
Ahmed Arif
 

Telif Hakkı © 2004 - 2014 Egze Bilişim & Hosting Hizmetlerine Aittir