09/01/2009    iPNo: 38.103.63.58
Mail Girisi  |
WEBMAİL  |  DİZİN  |  İLETİŞİM  |  REKLAM  |  HAKKIMIZDA
E-kart  |  Wallpaper  |  Download  |  Forum  |  Sohbet  | Üyeler  |  Edebiyat  |  Avatarlar  | Güzel Sözler  |  İnternet  |  Haberler  |  Canlı Tv İzle  |  Zorluk Çektikleriniz  |  Tarih  |  İsim Sözlüğü  |  Öğreniyorum  |  Oyun  |  Burçlar  |  Radyo Dinle  |   Hosting Hizmetleri  |  Web Messenger  |  Online Müzik
Sayfa 1, 2, 3, 4  Sonraki | Tümünü Göster
   Egze & Askcicegim & Kumru.Net Forum Ana Sayfası -> Aşk Konuları
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26128 - Mesaj No - 26128Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:44 pm    Mesaj konusu: **Aşk MektupLarı** Alıntıyla Cevap Ver
sizinde mektuplarınız varsa eklemeniz isterim...geyik yapmadan sadece mektuplarınızı yazın...
sevgiler...



Sen benimsin

Sessiz bir roman denizinde, yırtık yelkenlerimi okşayan umut yelimsin, Eski bir kaç yapraktan , asırlık yaşamıma doğan tazeliksin. Virane şehrimin semalarına kanat çırpan gizemli kırlangıcım. Dağların yamaçlarına serpilmiş kızıl bedenim, kaybolacağım son nefesimsin. Ağlamaz sansınlar bu gözler , Göz bebeklerimde ışıldayan yağmur ormanlarımsın. Mutluğa uzanan yeni dunyalarda , uzak ufuklardan yüreğime akan güneşsin Sen bedenimsin titrek sancılarla seni sensiz yaşadığım düşümsün....

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


En son **zerd@** tarafından 08 Eyl 2005 07:49 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26129 - Mesaj No - 26129Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:45 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Tutuldum sana

Ben senin duygusal icerigine tutuldum, gozlerınden fışkıran aleve Rüzgarla boguşan saçlarına tutuldum, buğday başağı gibi dalgalanışına Ben senin masum bakışına tutuldum, icindeki gizeme Ağlayışına tutuldum, kalbındeki ozlem ateşıne Dudaklarındaki yağmura tutuldum, onun hasretiyle yanışıma Göz pınarındaki hasret damlasına tutldum çağlayanının umutsuz bekleyişine Ben senin beni birgün anlayacagına, umutsuz bekleyişime,gozlerimdeki huzune, kalbimdeki yaraya tutuldum. Ben senin günün son saati güneşe bakmana tutuldum. Güneşin icindeki hüzünülü bakışı, orda çarpan kalbi bulma ümidine tutuldum. Ben senin kalbindeki anahtarın , birgün açabilme ihtimaline tutuldum. Gecenin mavi gizemindeki ay gibi parıldamana tutuldum. kor ateş gibi sıcak, bulutlar kadar yumusak bedenine sarılabilme umuduna tutuldum. Dudaklarından herçıkan sözün, dağ gibi yüreğımı kurşun gibi delmene tutuldum. Her deryaya bakışında güzelligini haykıran çılgın dalgalara tutuldum.

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26130 - Mesaj No - 26130Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:46 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Sen ve kalbim

Seninle konuşurken kalbimle konuştum.sen degildin karşımdaki kalbimin taa kendisi, kalbimin sesiydi. söyledigin şeyler ruhuma öyle derin işlediki söküp atmak mümkün degil.zaten insan kendi kalbini söküp atamazda.. sen kalbimin mutluluk sesiydin.gönlümün baştacı...seninle öyle tatlı bir hayat yaşıyordum ki bu mutlulugu ben hayal bile etmemiştim. hayallerimin güzel yüzü, çocukken rüyalarımda gördügüm ve aşık oldugum güzel prensimdin.sen hayallerimi motif motif sevgi ile süsledin. sen benim tek gerçegimdin.biliyormusun ben hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım.. gün seninle başlıyordu sen yorulunca bitiyordu.çocukken rüyalarımda gördüğüm bir yüz o yüz senin yüzündü. yanılmış olamam. hayır kabullenemiyorum sende yanılmış olamam.hislerimde yanılşmış olamam. rüyalarımda gördügüm bir yüzde yanılmış olamam. beni sana çeken bu duyguda yanılmış olamam hayır inanmıyorum.

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26131 - Mesaj No - 26131Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:47 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Beni bana bırakma

İlk defa göz göze geldiğimiz anı hatırlıyor musun? Kaçamak bir buluşmasıydı bu gözlerimizin. Seni istiyordum, biliyordun... Bakışların duygulu, anlayışlıydı, özlemliydi zaman zaman. Bakışların bir şarkı söylüyordu hiç bilmediğim. Seni dinliyordum, bakışlarını dinliyordum. Dağbaşında apansız karşıma çıkan bir pınardı sanki gözlerin. Eğilip su içmek istiyordum kirpiklerinin arasından. İçimde yaktığın ateşi söndürmek istiyordum. Ama o ateş gitgide büyüdü işte! Şimdi biraz da sen yan artık, benim yanacak yerim kalmadı. İnanamıyorum, sen var mısın? İnanamıyorum bir türlü. Tuttuğum ellerin mi? Öptüğüm dudakların mı? Kim bilir? Belki de yoksun, berbir rüyâ görüyorum, biraz sonra uyanacağım. Herşey ansızın silinecek. Ne saçların kalacak ortalıkta, ne gözlerin. Yine kahrecici yalnızlığıma döneceğim. Biraz daha yıkılmış, biraz daha sensiz. O gün ilk defa seni gördüm. Düşün, sen dünyaya geleliberi kaç yıl geçmiş aradan. Düşün, ne kadar çok özlemiştim seni. Öyleyse hiç gitme, ne olur? Vereceğin her kedere razıyım. Acıların en büyüğünü sen tattır bana, zehirlerin en şiddetlisini senin elinden içeyim. Ama gitme ne olur? Dudaklarım kurumuştu, içim yanıyordu. Suya hasret, kurumuş bir ot gibiyimdim. Yağmur olup yağdın üstüme, yaşardim, filizlendim. Sonra güneş oldun, hayat verdin bana, koku verdin, renk verdin. Şimdi bırakıp gidersen bir daha ve son defa yine kuruyacağım, dağılıp toz olacağım anlıyor musun? Çünkü senden sonra kimse gelmeyecek, biliyorum. Kimseler çalmayacak kapımı. Gidersen beni bana mahkûm edeceksin, keşke ölsem diyeceğim o zaman, keşke ölsem! Şimdi sendeyim, seninleyim, seni yaşıyorum. Beni bana bırakma! Senden bir parçayım artık, belki de baştanbaşa sen oldum farkında değilsin. Beni bana bırakma! Sen olduğun için mutluyum. Sen olduğum için de. İstersen ben olma. Hiç benim olma. Ama bırakma beni ne olur? Beni, bana bırakma!

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26132 - Mesaj No - 26132Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:51 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Seni seviyorum

sabahın ilk günaydınını söyledigim aşkıma..... Senle uyanıp, saç baş darmadağın, gözler mahmur ayna karşısına geçiyorum. Sana güler gibi aynalara gülümsüyorum. Gözlerimde kalmış bir kare resmini çiziyorum aynanın içine ve senle sabahın içinde sabah söyleşine başlayarak güne başlıyorum. sanki hep yanımdaymışın gibi.... Ne yalan söyleyeyim aranıyorum evin içinde, kahvaltı masasında, pencere önünde, radyodan yükselen bir türkünün ezgisinde. Bir görünüp bir kayboluyorsun. Bir değip bir kayboluyorsun. Sonra, sonrası yok bir yalnızlık giriyor koynuma. bana yolladığın resimlere birer birer bakıyorum. Şimdi şu an hangisine daha çok benziyorsun diye düşünüyorum. Her resimde daha farklısın. Ama tümündeki ortak yan, değişmez kalan gözlerindeki hüzün. Hüznünü çalmak istiyorum. Ellerini düşünüyorum, ince parmaklarını. Sonra saçlarının dalgalarındaki yansıyan ışığı, gözlerindeki sıcak sevgiyi... Gülüşünü... Elini tutup parmaklarını teker teker açıp avucuna binlerce öpücük doldurduğumda ne yapacağını... Parmak uçlarıyla resimlere dokunuyorum. Bir an sanki gülümsedin gibi geliyor. Hani dokununca gıdıklanır ya insan öyle. “Dur.” diyecek gibi olup kendini parmak uçlarının ince dokunuşuna bırakır gibi sesiz bakıyorsun. Sana en çok yakışan gülüşü dudaklarına kondurup öyle hüzünlü ve yine öyle sakin bakıyorsun... Kaşlarını düzeltiyim diyorum... düzeltilmeye gerek duyulmayan ince kaşlarında parmaklarım. "Bırak, karıştırma" diyorsun sanki. Ve sonra.... seni her zaman tutku dolu bir askla sevecegim tatlı dillim... yüreginden umudu, dudakalarından gülüşü, ellerinden ellerimi hiç eksik etme.... Seni Seviyorum gögsümde sakladıgım kalbim, ömrümsün....



Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26133 - Mesaj No - 26133Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:51 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Sen iste yeter

Bir gülüşüne ömrümü, bir bakışına herşeyimi veririm... Hiç düşünmeden senin yolunda ölüme bile giderim... Sonsuza kadar da olsa seni bekleyeceğim... Bir dokunuşuna canımı adar, bir “Seni Seviyorum” deyişine sabrederim...

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26134 - Mesaj No - 26134Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:52 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Gerçekler ve düşler

Hep ertelenen bir an hiç yaşanmamaya mahkumdur. Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır. Mevsimleri sayarsak ömür baharsız tükenir gider. Sevdiğimizi bulmak yada bulduğumuzu sevmek tercihi, en zor olan iki seçenektir bu sınavda. Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde. Sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz? Ufukta görünen o ki mutluluk tek kişiliktir aslında. Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun. Aşkında sevdiğin kadar büyüktür. Sevdiğin sürece meydan okur dünyaya. Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, bu hasreti yalnız tüketirsin. Karşılık bulmuyorsa sevda,umut değil,kendini hükümdar sanan köleler üretir dönemezsin. Ama boşa geçmemiştir dolan vakit. Heba olan şiirlerin de değildir. Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler,sırdaşlığını hiç terk etmez. Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar,o gül solarken. Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden hep aynı acıyı çeker. Ama yollar hiç bitmez. Sonuna geldiğini zannettiğin yerler birer duraktır aslında. Ve sen yolculuğunu gönüllü bitirmişsindir o durakta. Güneş hep geç kalırmış gibi gelir,sen bir baharda mevsimler başka havada. Gerçeklerle düşler yerini kaybeder. Bir tek o kalır yüreğinden hiç gitmeyen. Aynı bakışlı resmine saatlerce dalışın kalır,sevdanın tutsaklığında acılarını dindirmeyen… Şöyle dimdik durup rüzgara karşı ”EY HAYAT SEN ŞAVKLI SULARDA BİR DOLUNAYSIN,ASLINDA YOKUM BEN BU OYUNDA,ÖMRÜM BENİ YOK SAYSIN.”diyerek çekip gitmek gelir aklına. Bedeninizin parçalanması hiç umurunda değildir ama sevdiği uğruna ölenlerden olmak istemezsin. Çünkü yalnız yaşarken bir ihtimal daha vardır. Belki ölüme değil ama onun hayatına geç kalmışsındır. Uzaktır,öyle kalacaktır belki. Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi,yüreğini teselli etmek de sana düşer. Her şeye rağmen korkutmasın seni bu sevdanın ateşi. Her yangın önce başladığı yeri yakar. Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde,yıllar geçse de SENİN ADIN YAZAR. Ve bil ki sevdiğim,uslanmaz ruhum yaşadıkça SENİ SEVER, SENİ SEVDİKÇE YAŞAR…

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 26135 - Mesaj No - 26135Tarih: Prş Eyl 08, 2005 7:54 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Teşekkürler

Beni Sevgi ile yarattığın için teşekkürler. Daima arkadaşım olduğun için teşekkürler. Benimle güldüğün için teşekkürler. Hakkımda daima en iyisini dilediğin ve istediğin için teşekkürler. Beni daima takdir ettiğin için teşekkürler. İhtiyacım olduğunda daima orada olduğun için teşekkürler. Hayatının en güzel yıllarını bana adadığın için teşekkürler. Fedakarlıkların için teşekkürler. Bana sevgimi ifade etmeyi öğrettiğin için teşekkürler. Bana daima yapabildiğinin en iyisini verdiğin ve benden de en iyisini beklediğin için teşekkürler. Beni her zaman dinlediğin için teşekkürler. Asla esirgemediğin sevgin için teşekkürler. Benim olduğun için teşekkürler

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
_AnGeL
_AnGeL Offlinedir 
~Forum Admin~
~Forum Admin~
Kayıt: 29 Tem 2005
Son Görülüşü: 19 Şub 2007
Mesajlar: 4579
Seviye:50

Altın: 26797
_AnGeL
Mesaj No: 26137 - Mesaj No - 26137Tarih: Prş Eyl 08, 2005 8:21 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
gercekten hepsı cok guzel elerıne saglık

Melek Olmak Değil Derdim
Ama Asla Ben $eytan Olmak İstemiyorum...

Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
TaTLixPeRi
TaTLixPeRi Offlinedir 
Fantastik Üye
Fantastik Üye
Kayıt: 28 May 2005
Son Görülüşü: 16 Oca 2006
Mesajlar: 4601
Seviye:50

Altın: 10103
TaTLixPeRi
Mesaj No: 26141 - Mesaj No - 26141Tarih: Prş Eyl 08, 2005 8:49 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
ellerine saglik

SeVmEyI BiLiYoRsAn SeV..BiLmIyOrSaN KiYmA O CaNa..SeVmEk YüReK IsTeR GüZeLim, Ya SeVeCeKsIn YaDa O YüReGi TaSiMaYaCaKsIn


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 30280 - Mesaj No - 30280Tarih: Çrş Eyl 21, 2005 10:30 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver


Kendimle savaşım ve duygularımla verdiğim o sayılı mücadele Sanırım bu gece sona erdi.
Ve ben ilk defa demir kapıların ardında gizli güneşimin senin yüreğine doğmasına izin verdim.

Hiç böyle olmamıştım ben bilmem, belki de olmuştum...
Gökyüzünü izledim bütün gün. Ve ağaçları ve kuşları ve seni...

Öyle huzur dolu ve öyle mutluydum ki, içimde taşıdığım ve ağır diye nitelendirdiğim bu sonsuz sevginin aslında beni yenileyen tek duygu olduğunu farkettim her tebessümde.

Çünkü, gözlerimde senin derinliğin, ellerimde senin sıcaklığın ve ruhumdaki varlığınla beni sen, sadece sen yaşatıyordun...

Ve artık ağır gelmiyordu bu aşk bana. Özümdeydi ve bir parçamdı
tıpkı senin gibi... Aşık olmaktan utanmadım bu gece...

Eskiden hafif derdim bu yüce duyguya, sadece hafif...
Belkide gereksiz bulurdum, bilmiyorum.

Kalpte derin, koparması zor ve sürekli içerilere işleyen korkunç bir yara olduğunu düşünürdüm aşkın. Belki de doğru... Yaraydı.
Ama gelişimini izlediğin ve kendi ellerinle iyileştirdiğin bir yaraydı bu.
Şimdi, kalbimdeki yaranın acısı, o yürek yanması daha da büyüyor.

Bu çektiğim acı, sana olan sevgimi yüceltiyor, sonsuzlaştırıyor adeta...

Bilmezdim duyguların en yücesini bu derde düşmeden önce ve hissetmezdim hiçbir insanı böyle yüreğimde seni sevmeden önce...

Bu gece odamın duvarları haykırdı bana, "Aptal! Bunun adı aşk." diye.

Ve susturamadım kalbimin çığlıklarını... Derken gözyaşlarım ve hıçkırıklarım bozdu gecenin bütün o güzelim sessizliğini ve uyandırdı beni tatlı rüyamdan.
Sen rüya idin, ben rüya idim ve yaşam koskocaman bir rüya idi yalnızca... Beni sana bağlayansa gördüğüm rüyanın en büyülü, en şehvetli anıydı sadece...

Biliyorum, sen beni hiç tanıyamayacaksın. Belki, hiçbir zaman cesaretimi toplayıp konuşamayacağım seninle;
Ama senin o büyülü sevginle yaşayacağım.

Kimbilir... Belki de bir gün, bir yerde görüşmek ümidiyle...
Sonsuz Sevgiyle Kal...
Sevgiyi yüreğinden hiç ama hiç eksik etme...

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 30281 - Mesaj No - 30281Tarih: Çrş Eyl 21, 2005 10:31 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver


Sevdamızın iç geçirme vakitleridir artık… iç geçirip ağlama zamanı… unut sen beni… ben bu aşkı sonsuzluğa götürüyorum kendimle birlikte… sancısını da, acısını da, hançer misali batan yanlarını da alıp gidiyorum… sana en güzel yanları kalsın istiyorum… ya da kalmasın, istemiyorum… sen de almayacaksın zaten biliyorum…
Ben seni artık hiç olmasan da seviyorum… Güzel olan, iyi olan ne varsa seni de dahil ediyorum… Yalnız değilim ki, hayalin sarıyor her gece yeniden benliğimi… Her sabah martıların uçcuz bucaksız deniz üzerindeki raksını izlerken hatırlamamak ne mümkün sesini… Ve yine akşam oldu bak…

Hayalinle güzelleştirdiğim parklara gidiyorum… Banklara ismini kazımak geliyor içimden, vazgeçiyorum, sen olsan yapmazdın diye düşünüp… Her köşe başında ayak izlerini gördüğümü sanıyorum.. Sonra bir açıyorum gözümü sahildeyim… Telefon elimde, ama aramıyorum… Sahile vuran her dalga da, dalgacılığın geliyor aklıma, gülümsü yorum… Uzaklara dalıyor gözlerim, seni görüyorum… Boşluğa uzatıyorum ellerimi, saçlarına dokunuyorum…
Başımı kaldırıp yıldızlara bakıyorum, gözlerini görüyorum…. Sonra apansız bir yağmur yağsın da ıslanayım istiyorum… Yağmur yağsın… İri damlalar ıslatsın, göz yaşlarımın yeterince ıslatamadığı yanaklarımı… Saçlarıma değen her damlada ellerini hissetmek istiyorum…

Akşam geceye doğru yolculuğuna başlıyor… Ben halen sahilde seninle oturuyorum… Hani bir şarkı vardı ya, senin için ezberleyip sana bir kere dahi söyleyemediğim, işte o şarkıyı söylüyorum avaz avaz içimden… Akrep yelkovanı, yelkovan akrebi kovalıyor, gece ilerliyor… Hiç gitmek istemesem de ayaklarım uyunacak yere doğru yol alıyor… Sokaklar boş… Evlerin ışıkları söndü sönecek… Yeni bir güne sevdikleriyle merhaba diyecek insanları düşünüyorum o evlerin camlarına bakarken… Önce hüzün kaplıyor içimi, sonra yeni güne ilk sana “ Günaydın” diyerek başlayacağımı düşünerek mutlu oluyorum… İçimi tarifsiz bir huzur kaplıyor… Sen yoksun artık ama hiçbir şey değişmedi işte… Her anımı sensiz ama seninle dolduruyorum ben… Seni soluyorum hava diye… Her nefeste içime çektiğim sigaramın dumanı değil, sensin…

Ve biliyor musun Canımcım her gece uyunacak yerde dua niyetine hep aynı şarkıyı mırıldanarak uykuya dalmaktayım şimdi… Dinlemek ister misin… Bak söylüyorum, duyuyor musun…


Bir gün anlayacaksın neden sessizce çekip gittiğimi…
Senden vazgeçmek uğruna nasıl bir savaş verdiğimi

Mevsim kış olur hani bir yudum güneş bulamazsın
Sonsuz uçurumlardaki çiçeklere dokunamazsın…

HER SABAH BİR SAYFA DAHA EKSİLİP GİDİYOR ÖMRÜMDEN
Gönlümün yıkıntılarında can çekişiyor umutlarım…

Ellerimde acılar, ellerini tutamam…
Kıyamam sana…

Yollarımda ayaz var, yaklaşma yollarıma…
Kıyamam sana…

Karanlık gecelere ortak edemem seni
Kıyamam sana…

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 30286 - Mesaj No - 30286Tarih: Çrş Eyl 21, 2005 10:34 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver


Aglamayi bilmeyen gozlerim, seni tanidiktan sonra bir cesmeye donusdu.
Hayata barisik kalbim, seni tanidiktan sonra dunyaya kustu.
Hele o tertemiz ve yenilmez sandigim gururum,
iste o da simdi yuregimle beraber bir batakliga dustu...



Bilmezsin suskunlugumda neler anlatmak istemisimdir sana…
icimde ne firtinalar eser bilmezsin
Bu kor aksamda bu kor sagir karanliklarda sana yazmakta nerden cikti bilmiyorum… ben artik sigara dumani kadar asinayim nefesine… hissetmedin mi, basim donuyor
Sensiz aksamlar yoruyor beni, daha bi erken yatiyorum bir tek onu biliyorum (yani uykuyu sevdigimden falan degil..)
Sevmiyorum artik ellerimi, sen kokmuyorlar ne yazik ! Bir buse var sag avucumun icinde, onu tutuyorum iste, herseye ragmen..! SIKI SIKI avucumun icinde.! Sabah bir kalkiyorum ellerin var gibi mutluyum, Aciyorum gozlerimi ellerim ciplak, ellerim yalniz, ellerin yok…!!!
Neyse biraz kendimi anlatayim sana, degistim demistim..! Evet zamana ve en cok ta sana yenik olan ve oyle kalan ben'i anlatayim..!

Artik suskunlugumla taniyorlar beni..

Yuzumde her daim nobete duran ve icimdeki depremi maskeleyen gulucugum..! Bilirim ki ruhumda sanki yillar yili soylenmeyip saklanmis, dilin ucuna kadar gelip tutulmus, tam haykiracakken ice atilmis, yuzlerce sozcuk, mantiga binlerce itiraz, akitilmamis onca gozyasi... Ama yine de suskun dudaklarim. Sabirla dinler, sitemsiz kabullenir ve ruhumun derinliklerine gizledigim cekmecelerde ozenle saklarim icime attiklarimi.! Sadece kendimle basbasayken acarim onlari..! Yani senden sonra kimseye acmadim yuregimi, sirlarimi, anlatamadiklarimi..! Kimi zaman gizli bir gunluktur cekmeceden cikan; yazari ben; kimi zamanda sirdas bir silahtir.! Sessizlige gomulup kendi nehirlerinin karanliginda eski bir sevdayi yasayan, artik dokunamadigi bir sevgiliyi tasiyan ben..!

Kimi zaman nasil anlatacagini bilemedigimden, kimi bildigimden diyemedigimden, bazen anlatmayi paylasmayi deneyip yanlis insanlar sectigimden, suskunlugun o huzurlu kuytusuna siginan, Ic kanamalarim zaman zaman agzimdan kaciverse de dudagimin kenarindan sizanin kizilcik serbeti olduguna herkesi inandiran ben..!

Oysa ne kadar gizlemeye calıssam da icimdeki firtinayi birilerinin fark edecegi umudunu hep koruyan, suskunlugumun herseyi anlatacagini sanan, yani belki yanan, belki yanilan ben...

Bazen sessizligimin herseyi anlatacagini sanirim sanki onca gurultu icinde, birileri gozbebeklerimi okuyacak ve konusmayi bilmeyen bir cocugun derdini anlar gibi ic dunyamda caglayan nehrin sesini duyacaklarmis gibi gelir bana.. Ve bundan bile zamanla korkan ben..!

Basimi sessizce one egisimden, sitemkar imalarimdan, dargin yalnizligimdan, derdimi anlayacak, icimdekilerin sifresini cozup, sessizligimi sese cevirecek birini beklerim umarsizca..! Oysa gurultunun caginda, kimselerin vakti yoktur anlatmayanin derdini anlamaya! Kimse kimsenin goz bebegine bakip konusmaz; yuregini dinlemeye yanasmaz. Oyle olunca hepten icine kapanan ‘icine atan’’, yukunu sirtlayip kendi ic sesiyle sohbet ederek yurumeye koyulan, kendine yazilmis mektuplar, mechule karalanmis satirlarla, ve sadece yastigimin ve sigaramin bildigi sirlarla basbasa kalan ben...!

Sabah oldu mu.. Gulumsemesini yuzune yapistirip hayata karisan, geciktirilmis ve saatler suren bir sohbetin icinde kaybolan, yuzlerce arkadasin arasinda yalnizligini hic unutmadan yasayan, umut veren yasatan ben..!

Birgun bir cocuk hayatin getireceklerinden habersiz, sokakta delice kosarak ucurtma ucuruyorsa bil ki o cocugun icindeki cocukluk ben, ucurtma da ozgurlugum, yada birgun bir hastane kapisinda umudunu acil servis kapilarinda arayan, yada en sevdigi gozlerinin onunde olen bir insan gorursen o insanin icindeki aci ben, doktugu gozyasida yuregim..!! Oyunlardan uzak, yalnizliga sevdalanan ve yillarca oyle kalacak olan ben..!!!

Artik istesende seni anlatamam, Turkcedeki yada tum dillerdeki butun sozcukleri kullansamda yapamam bunu..! Ama dur bir deneyeyim.. Hani yikilacagini bilsek de kurulmaya deger umutsuz dusler vardir. Hani hep yikilsa da tekrar tekrar kurulmaya deger.. Sen o duslerden birisin artik..! Ulasilmaz oldun hep, imkansiz ve seninde soyledigin gibi vakitsiz oldun hep.. dokunmak, sevismek, dolu dolu yasamak ve yasatmak isterken seni,bedenin bir baskasinin bedenine degerken, kocaman bir yalnizlikti payima dusen, su olsan dokundugumda bozulurdun, gul olsan ya kirilir, ya solardin icimde, ama bozulmayan, kurumayan ve solmayan birseysin sen.. Evet sanirim su gibisin, kendi yatagini arayan, denize ulasmaya calisan bir irmak gibisin, seni dusundukce boguluyorum cunku, ah bir bilsen.. Bana hep kendimi hatirlatan bir seysin sen ama bugun degil yarin gibi birseysin, gelecek olan ama gelmeyen birsey yani.. gelincikler gibi bir mevsim degil 4 mevsim icimdesin nerden bileceksin..!! Bazen gidislerin kahramani oluyorsun, bazen sonsuz kalislarin. Doyumsuz gecemsin kimi zaman, bazen de yalniz karanliklarim. Bitmek bilmez bir sarkisin icimde. En az umut kadar uzaksin bana, olum kadar yakin, ates kadar sicaksin, sozler kadar yalanci, hayatimda olduguna, sana, sevgine alismaktan, bunu kabullenmekten korkuyorum. Tam anlamiyla benim olmama ihtimalin bile var yani..
Ozledim sonra.! Soluksuz mutlulugu bekleyen caresizler gibi, oylece nefessiz ozledim seni, istedigim sana kavusmak degildi oysa, baska bir seydi anlatamadigim. Hava kadar hissedilir ama gorulmeyen, su gibi berrak ama tutulamayan, toprak kadar buyuten ama bir o kadar da curuten! Dusunup mantikli hareket etmeye calisiyorum. Ama isin icinde sen olunca mantik diye birsey kalmiyor ortada.!! Kendimi ariyorken olmaktan korktugum yerdeyim.!
Bak yine anlatamiyorum seni, cunku bu sozcukler degil kullanmak istediklerim.. neyse bosver..!
Yorgunum anliyor musun? Yasadikca yoruluyorum, yoruldukca yasamak gelmiyor icimden..!! Ama artik biliyorum hatali davrandigim bir yerler var kocaman severek yada kocaman dusunup ozleyerek hata ediyorum besbelli..! Delice sevilmek icin tas kalpli mi olmak gerek boyle senin gibi bosvermis...!
Birseyi eksik anlatmakta yalandir derler hani..! Sana yalan soylemek istemem! Bir masaldan ibaret diye dusunuyorum bazen. Sen baska ellerdeyken, , yuregin baskasindayken yani.. Sen gidince yerini dolduracak bir yigin yada binlerce sey bulmak lazimdi dolduramayacagimi dusunurken..! Ama ben ugrasmadim bile. Sen dolduracak seyler bulmus olsanda ben ugrasmadim bile anliyor musun...?

Gozlerimi kapatacagim ve seni yanimda bulacagim. Hep oynarim bu oyunu ben. Cocuklugumdan bu gune kalan en cok sevdigim oyun bu belki de..! Annem uyu bak o zaman istediklerini goreceksin derdi, ogle uykularina yatayim diye. Uyurdum, guzel oyuncaklar, guzel yemekler gorurdum bende. Buyudukce karanlik korkum basladi. Hani kucukken de yok degildi tabi ama biraz daha cesurdum herhalde ! Hatta bazi geceler evi ayaklandiracak kadar hayalperest, oldugum olmustur. Ama birkac senedir daha az korkuyorum karanliklardan bazende hic korkmuyorum. Bu oyunu gelistirdim simdi..! Birini ozledigimde isiklari sonduruyorum, derin, derin nefes aliyorum ve 1.2.3. diyorum gozlerimi bi aciyorum karanlikta onun resmini cıkariyorum yaaaa … deli oldugumu dusunuyorsun degil mi simdi ? ama simdi gozlerimi kapayacagim ve 1.2.3. diyecegim seni yanimda bulacagim inanmiyorsan gel.. 1.2.3......! Eeee...Hadi gel...

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 30801 - Mesaj No - 30801Tarih: Cmt Eyl 24, 2005 1:08 am    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
Gönderilmemis Mektuplar/Gitme..!



Beni imkansiz bir sekilde ikiye bölüyorsun, beni kopariyorsun icinden, beni actiyorsun, beni kanatiyorsun,beni umutsuz, yitik bir sekilde yarim birakiyorsun.Ruhum üsüyor,cünkü bedenimle ilgileniyorsun su an.Susma artik ne olur! Haykir bana eskisi gibi.
Arkamda, önümde tekrardan bir ucurum acilsin istemiyorum,seni birakamiyorum olmuyor.
Biliyorum yaptigimin hata oldugunu ve ben bu hatanin bedelini ödüyorum, yüregim kaniyor.
Kal demeni bekliyorum.


Söylemistim sana, her seferinde bunu dile getirmistim. Ask sonu olmayan bir yolum demistim, tek kurtulusum demistim. Sensin benim özgürlügüm, sensin yüregimde hüküm süren,senin ciceklerin ekiliyor sevdamin bahcesine.Her yerde sen varsin.Senin yüregin, gözlerin, bedenin, askin, hüzünün...Hayata dair her sey ve bu hayat sensin.Hayati senin gözlerinde gördüm ben. Gitme Ne olur!

Simdi sana okudugum,sana yazdigim ask siirleriyle,sana söyledigim o kücük öykülerle hatta bizim sarkimiz dedigimiz o güzel melodiyle yüregimi dokunuyorum, seni doyuyuruyorum,seni görebilmek icin seni gözlerimde tasiyorum.

Uzun süre asik olmamak icin direndim,SIKTIM kendimi,kastim cekildim köseme.Karanlik yerlerde issiz, yapayalniz sokaklarda uyukladim.Kendimle bas basa kalmak istedim.Kactim insanlardan, kactim hayattan.Hayat beni kovalarken, ben saklandim,.gizlendim ve mutluluk nefes alirken, bir seyler fisildarken kulaklarima, ben yeni bir ucurum hazirliyordum kendime. Tekrar isyan etmek icin, tekrar öldürmek icin.
Ve simdi kendimi hic saklamadan, korumadan sana actim,senin gözlerine,beni büyüleyen kara gözlerine aydinligimi actim.Karanliktan kacmaya calisan o saf aydinligimi.yüregimin kapilarini yalniz senin icin, icindeki kücük kiz icin.Simdi sen beni hiclige birakiyorsun,bombos o ucuruma,yalnizliga yoksuluga, fakirlige,eziklige,mutsuzluga, umutsuzluga...Beni kactigim o en kücük dipte olan cikmaz sokaga gönderiyorsun,yapma ne olur?


Ben yitirmeyi aci cekmeyi cok göze aldim,cok kereler kendimi vurdum sahilime cok kereler islandim o yagmurun altinda. Bedelini ödedim ve sende de ödüyorum bu siiri yazarak. Bunu kabul et,seni sevdigimi kabul et. Benden ayrilamazsin sende biliyorum, ama dinle beni cok aci cekiyorum...Seninle ask yolculuguna cikarken,kaybolmamak icin, tekrardan aci cekmemek icin arkamda onca sey birakmistim. Geriye dönmemi isteme benden,gidemem artik,gitmemi isteme ne olur,hazir degilim bu aciya dayanamam,her aciya katlandim,her gün öldüm ben bu acilar yüzünden.Ama sen gitme, öldürme beni bir kez daha, affet beni...

Oysa sen benimleyken hayatin sana actigi o derin yaralari,yipranmis paramparca olmus bedenini korumak icin gelmistim,sana kendimden bir seyler vermek icin. Seni sen oldugun icin, sevmek icin, seni seviyorum diyebilmek icin geldim.Yüregim simdi umutla,sevincle bir kez daha dönmeni bekliyor, bir kez daha seni seviyorum demeni bekliyor.Bak sana masum masum bakiyor gözlerim,saf tertemiz. Tut elimden hadi ne olursun.

Hic bir sey sandigin gibi degildi,ben kendime yenildim.Kirdim seni,paramparca ettim biliyorum.Ama dönersin bana,dönebilirsin seviyorsun,yenilme gururuna.Benim icin ne olur benim icin, bir kez daha yüreginle düsün.Söylemistim sana ve gene söylüyorum sen benim özgürlügümsün...Beni solduran,beni döken,savuran o mevsime dokun,bana dokun son bir kez daha. Yüregini bagisla.Ellerini ver bana...

Hani bir sarki vardi ya beraber dinlemistik,begenmistik. Ikimizde kendimizden bir seyler bulmustuk.Hani diyordu ya genc adam'Bagislayin beni sevdalarim! kendimi parcalara ayiramadim.Alin gidin korkularimi, saclarimi ellerinizle oksayin,hic bir ayrilik yeniden aydinlatmiyor beni,ve bütün ayriliklar sabah olunca aliyor nefesimi,kan revan icindeyim gönlümün derdindeyim,yerlerin dibindeyim kurtar ne olur, ne olurr.! 'Iste kan revan icindeyim.Kurtarmayacak misin beni? sürme beni yalnizliklara korkuyorum,üsüyorum,güclü degilim.Güclü olamam,bir kez daha bu sevdaya boyun egemem.Bitirme, soldurma gülümü dön ne olur?

Yillar ikimizden bir seyler götürmesin.Saklasin, biraksin bizde.Biz bunun icin beraber degil miydik? Kücük bir dünya kurmak degil miydi yüregimizin emeli? Kacamazsin,kacamam bende.Böyle yarim birakamayiz,aglar mevsimler bizle,yildizlar dökülür avuclarimiza,günes hic dogmak istemez,yagmurlar bile yagmaz tenimize...

Ve son bir sey daha,son bir cümle daha yaziyorum sana,ki yazacak birseyimde kalmadi.Kalemim kirilmak üzere, defterimde iyice kana bulandi az sonra yirtilir.Hic degilse mürekkebim bitmeden,defterim yirtilmadan bunlari sana vereyim...> Benden gitmemi isteme,unutmamida isteme,gidemeyecegimi bile bile gitmek istemem.Unutmayacagimi bile bile unutmayida dilemem.Madem aci cekecegim,madem bedelini ödeyecegim, öderim sevgili.Eger sen gitseydin, kal demezdim sana,ama ben o kadar bencilim ki, senden kal demeni bekliyorum.iste ben böyle biriyim.Beni bir daha sever misin bilmiyorum,istersen sevme ama gitmemide isteme.Gitmiyorum, biraktigin yerde duracagim.Ayrilmicam ordan,sen git careyse, sen git.Sen birak beni, yeter ki benden isteme.Cünkü bu bedel degil sevgilim...

Gideceksen git simdi...

Güneş her sabah umuda doğsun,
umut gözlerinde bir ışık olsun,
gözlerin uzaklara dalsın,
en uzağın bir adım olsun,
attığın her adımda yüreğine mutluluk dolsun...


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
**zerd@**
**zerd@** Offlinedir 
Sempatik Üye
Sempatik Üye
Kayıt: 03 Arl 2004
Son Görülüşü: 11 Tem 2008
Mesajlar: 2332
Seviye:39

Altın: 122568
**zerd@**
Mesaj No: 30803 - Mesaj No - 30803Tarih: Cmt Eyl 24, 2005 1:39 am    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver


İşte bak koca bir hafta geçip gitti bile. Hiç düşündün mü bir haftalık zaman dilimine ne çok olaylar, yaşanmışlıklar, yaşanmamışlıklar sığdırıyoruz. Başka bir saklambacın oyuncusu olmaktan yorgun, yarı örtülü bir perdenin ardında buruşuk bir bekleyiş, bu bekleyişin son noktasında, bir el sıkışmanın imbikten süzülen, damıtılmış ince sızısı........



Evet; parçalanma, acıtma, kapıyı vurup çarpma anına gelmeden el sıkışmaktan bahsettiğimi anlamışsındır sanırım. Nasıl mı? Ne bileyim; biryerlerde birşeyler eksik kalmıştır mutlaka. Mesela tanımadık sözler sızıyordur aranıza. Birgün beyaz olduğu söylenen yalanlarla tanışmışsındır. Bu içinde gece karanlığı koyuluğunda korkular büyütmeye başlamıştır. Sonra, bir sabah kalktığında aynada apansız kendini çirkin bulmaya başlarsın. Karşılıklı yudumlanan bir kadeh beyaz şarap bile başını döndürmüyordur artık. İşte sana el sıkışmak için yeterli bir kaç sebep. Böyle yapmadın mı, sonrası hızlı bir çöküşü getiriyor beraberinde. Ardı sıra çekiciliğini, sevecenliğini, yitirmiş ses tınıları, tacizkar sözler, haklılığı kanıtlama yolunda gereksiz çabalar, adeta kaçarcasına yapılmış iki saniyelik telefon görüşmeleri, bir saatle sınırlandırılan randevular. Zaman ne kadar acımasız değil mi? Sen kalk sevgi yüklü, katıksız, hesapsız, yalansız bin bir güzellik içeren günler, haftalar, yıllar yarat, sonra da bir saat için buruşuk bir bekleyişe yenik düş. Ne dersin? Bu yaşananlar içerisinde hangisi doğru, hangisi gerçek?


Bu nedenle sevgili dost en iyisi yazmalı.


Benim burada, ister kendimle de, istersen seninle, istersen bir başkası ile söyleşmemi, sevgi sunmamı, yaşatmamı, büyütmemi, aklına daha ne geliyorsa yapmamı engelleyecek ne bir insan var, ne de bir zaman mefhumu. Ben yazarım, sen en fazla okumazsın, hepsi bu. Ben, yazdığım sürece, içimde güzelliklerden, sevgiden, yalansızlıktan, sahicilikten yana tüm duyumsamaları ayakta tuttuğum ve de gece yarıları ve bu gönül yolculukları bitmediği sürece sık sık birlikte olacağız. Sen bilmem hangi önemli/siz kişi ile randevulaşmışsın, saat bilmem kaçta şurada olacakmışsın, toplantın bitince arayacakmışsın, hiçbirinin önemi yok burada. En güzeli de ne biliyor musun sana yazmanın; takvim yaprakları yıllarla düşse de sen belleğimde seni en son gördüğüm halinle yaşayacaksın. Gözlerinde yüreğinin hüznü, sevgisini saklamaya çalışan o hiç büyümemiş çocuk olarak hatırlayacağım seni. Minik yaramaz bir çocuk olarak, elinde paketi yarım açılmış bir çikolata ile ve güzel !.....



Böylece yıllar aramıza giremeyecek, yeni sevdaların var mı, yok mu merak etmeden geçecek zaman. Hangi yanlışın hesabını kendine verirken nasıl hüzünlendiğini, ağladığını geceler boyu ve yaslanacak bir omuza hasret olduğunu bilmeden. Seni yüreğimde hiç eskitmeden, her küçük saatte, belki bir an....... belki bir ömür...........

Bil ki; bu küçük saatlerde büyük sevgiler doğuracağım. Kimi İstanbul’da bildik bir denizin usul maviliğinde, kimi birlikte uzanıp, yıldızlı gökyüzüne ulaştığımız o küçük yaldızlı kumsalda, kimi iki kara yılan gibi önümde kıvrılan yolların başında, kimi türkülerde sürgün gittiğim bir kıyı kahvehanesinde, kimi bir şömine alevinin tamirden geçirdiği yaşantıların geçmişi süren filizlerinde, kimi yağmurun sıcak ve küçük elleri dokunurken ellerime, kimi her gölgeye sevinçle seslenirken bir saklambaç oyuncusunun incecik sızısı ile, kimi bir fırtına sonrası ürperirken mavi bey