Ana Sayfa Facebook'ta Paylaş  Üye GirişiÜye Ol
20/12/2014    iPNo: 54.145.243.51
Mail Girisi  |
 WEBMAİL  |  DİZİN  |  İLETİŞİM  |  REKLAM  |  HAKKIMIZDA
   Egze Bilişim & Kumru.Net Forum Ana Sayfası -> Serbest Kürsü
Cybernet
Cybernet Offlinedir 
WebMaster
<font color=red><b>WebMaster</b></font>
Kayıt: 01 Ekm 2004
Son Görülüşü: 22 Ekm 2014
Mesajlar: 2249
Seviye:38

Altın: 126134
Cybernet
Mesaj No: 59472 - Mesaj No - 59472Tarih: Pts Ksm 06, 2006 7:34 pm    Mesaj konusu: Atatürk'ün çocuk sevgisi Alıntıyla Cevap Ver
Mustafa Kemal Paşa, Diyarbakır'da himayesine aldığı Abdurrahim (Tuncak) ile birlikte (1916)

TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal, Bilecik Osmaneli İstasyonu'nda bir öğrencinin okuduğu şiiri dinlerken (16 Ocak 1923)

TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal, Bilecik Osmaneli İstasyonu'nda bir öğrencinin okuduğu şiiri dinlerken
(20 Ocak 1923)

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Yalova'da, okumak isteyen sığırtmaç Mustafa ile (16 Eylül 1929)

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, öğrenci olan Mustafa ile İstanbul'da konuşurken (19 Eylül 1930)

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Dörtyol gezisinde bir çocuğu severken
(15 Şubat 1931)

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Sakarya Motoru'nda küçük Ülkü ile Boğaz gezisinde (1934)

Cumhurbaşkanı Atatürk, küçük Ülkü ile bir geziden dönerken (1936)

Cumhurbaşkanı Atatürk, Ege Vapuru'nda, küçük Ülkü ile (Şubat 1935)

Cumhurbaşkanı Atatürk, Florya'da Kılıç Ali'nin evinde küçük Ülkü ile (1936)

Cumhurbaşkanı Atatürk, küçük Ülkü'ye okumayı öğretirken (3 Mayıs 1935)

Cumhurbaşkanı Atatürk, Florya'da küçük Ülkü ile (21 Haziran 1936)

Cumhurbaşkanı Atatürk, küçük Ülkü ile Ege Vapuru'nda, Trabzon'a giderken (1937)

Cumhurbaşkanı Atatürk, Florya'da küçük Ülkü ile (21 Haziran 1936)

TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal, Büyük Taarruz öncesi, yetim çocuklar yararına düzenlenen yarışlarda (1922)

TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal, Edremit yolunda, Ergama köyü çocukları ile birlikte
(9 Şubat 1923)

Cumhurbaşkanı Atatürk, İstanbul'da küçük Ülkü ile resim ve heykel sergisinde
(20 Eylül 1937)

Cumhurbaşkanı Atatürk, Feneryolu İstasyonu'nda küçük Ülkü ile
(17 Mayıs 1936)

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Ankara Palas'taki çocuk balosunda, Ömer İnönü ile (23 Nisan 1929)


ATATÜRK VE ÇOCUK ÇOBAN

ATATÜRK, Antalya'ya gidiyordu. O sırada İtalyan diktatörü Musolini abuk sabuk nutuklarında, Türkiye'yi de hedef tutuyordu.

Yolda mola verildiği bir sırada, uzaktan bir Türkü sesi ATATÜRK'ün ilgisini çekmişti. Etrafı aradılar, Türküyü bir çoban söylüyordu. Çobanı getirmeleri için emir verdi, getirdiler. Çocuk yaşını henüz geçmiş bir genç çoban. ATATÜRK:

- Türküyü sen mi söylüyorsun? diye sordu. Çoban:

- Evet, deyince:

- Sesin çok güzel, okuman da fena değil. Burada da söyle de dinleyelim.

Genç çoban nazlanmadan, yadırgamadan başladı: (Demirciler demir döğer tunç olur...) Türkü bitmişti. ATATÜRK ellerini çırptı ve alkışladı ve yüksek sesle:

- Biis... biis, diye bağırdı.

Genç çoban bundan hiçbir şey anlamamıştı. ATATÜRK izah etti:

- Biis demek, beğendik, bir daha söyle, tekrar et demektir.
Çoban Türküyü tekrarladı. O zaman ATATÜRK, cebinden bir elli lira çıkardı çobana verdi. Çoban paraya baktı ve memnun bir tavırla:

- Biis... biis diye bağırdı.

ATATÜRK, bu zeki hareket ve cevap karşısında o kadar memnun oldu ki, bir elli liralık daha çıkarıp verdi ve yanındakilere:

- İmkân olsaydı da, Musolini şu sahneyi görseydi ve cevabı işitseydi, hangi millete nutuk söylediğini anlardı.


ATATÜRK'ün Çocuklar Hakkındaki Vecizeleri

Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildi. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek evlatlarım bugünkü hayat için timi bir uzay yerine koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hatta erkeklerimiz de çok aydın, daha çok feyizli daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
Çocukluğum devri hatırladığım ilk saf mekteptir.
Mustafa Kemal


Sizler yeni yem nesil Türkiye'nin genç evlatları yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yanılmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize dinlenmeden yorulmadan yürüyecekler.
Mustafa Kemal


Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize tahilin hududu ne olursa olsun, en evvel , her şeyden evvel Türkiye'nin istiklaline ,temeli benliğine, milli geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.
Mustafa Kemal


Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz tahsilin hududu ne olursa olsun, onlara esaslı olarak şunları öğreteceğiz.:
1)Milletine,
2)Türkiye Devletine,
3)Türkiye Büyük Millet Meclisine;
düşman olanlarla mücadele lüzumu fertlerin bu mücadele gerekleri ve vasıflarıyla dayanmaya milletler için yasama hakları yoktur. Mücadele; mücadele lazımdır.
(1922 Mustafa Kemal)


Gelecek için hazırlanan vazifen evladına hiçbir güçlük karşısında baş eğmeyecek tam sabır ve dayanma ile çalışmaları ve öğrenmeleri çocuklarımızın anne ve babalarına yavrularının tahsillerinin tamamlamaları için her fedakarlığı göze almalarını tavsiye ederim.
(1921 Mustafa Kemal)


Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlarla bilhassa varlığı ile , hakkı ile, birliği ile çelişen bütün yabancı unsurlarla mücadele lüzumu ve milli düşünceleri tanı bir imanla her mukabil bileye karşı şiddetle ve fedakarane müdafaa zorunluluğu aşılanmalıdır. Yeni neslin tüm ruhsal kuvvetlerine her özelliğin ve kabiliyetin zevki mühimdir. Daimi ve müthiş bir savaş şeklinde beliren milletler hayatının felsefesi, bağımsız ve mesut kalmak için bu yüksek özellikler şiddetle istemektedir.
Mustafa Kemal


İlk ve usta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilini ve tekniği verir, fakat o kadar pratik bir tarzda versin ki çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkum olmadığına emin olsun.
(1931 Mustafa Kemal)


Yeni nesil en büyük cumhuriyetçilik dersim bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.
Mustafa Kemal


Kadının en büyük vazifesi evlattır. İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin ehemmiyeti layıkıyla anlaşılır. Milletimizin kuvvetli bir millet olmaya karar vermiştir.. Bugünün gereklerinden biride, kadınlarımızın her hususta yükselmesini. temindir. Bu sebeple kadınlarımızda alim ve teknik bilgi sahibi olacaklar ve erkeklerin seçtikleri Bütün tahsil derecelerinden seçeceklerdir. Sonra kadınlar sosyal hayatta erkeklerle beraber yürüyecek ve birbirinin yardımcısı ve koruyucusu olacaktır.
Mustafa Kemal

Gerçekler acıdır, baklava tatlı. O zaman baklava gerçek değil mi¿


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi Yahoo Messenger MSN Messenger Başa dön
Yeni Başlık Gönder || Cevap Gönder
Mesajları göster:   
   Egze Bilişim & Kumru.Net Forum Ana Sayfası -> Serbest Kürsü Pdf Tüm saatler GMT +2 Saat
1 . sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Arşiv

Telif Hakkı © 2004 - 2014 Egze Bilişim & Hosting Hizmetlerine Aittir