Ana Sayfa Facebook'ta Paylaş  Üye GirişiÜye Ol
21/10/2014    iPNo: 54.234.228.64
Mail Girisi  |
 WEBMAİL  |  DİZİN  |  İLETİŞİM  |  REKLAM  |  HAKKIMIZDA
   Egze Bilişim & Kumru.Net Forum Ana Sayfası -> Astroloji
mihriban
mihriban Offlinedir 
Kadrolu Üye
Kadrolu Üye
Kayıt: 20 Hzr 2008
Son Görülüşü: 24 Şub 2011
Mesajlar: 1183
Seviye:30

Altın: 11380
mihriban
Mesaj No: 62466 - Mesaj No - 62466Tarih: Prş Oca 08, 2009 9:29 pm    Mesaj konusu: Burçlar değişmiş!!! Alıntıyla Cevap Ver
Burç Sistemi Değişti! İşte Değişikliğin Sebebi ve Yeni Burç Takvimi Tarihleri..
Kategori: Yaşam
Ortaya çıkan “burç karışıklığı” 6.7 milyar insanın burcunu değiştirdi! Aslanlar yengeç oldu, koçlar balık! İşte yeni burç takvimi ve burç tarihleri..

İşte YENİ! burç takvimi:

Burç Değişikliğinin ardından oluşan yeni burç takviminizden yeni burçlarınızı öğrenebilirsiniz.

Oğlak: 20 Ocak-16 Şubat


Kova: 16 Şubat-11 Mart


Balık: 11 Mart-18 Nisan

Koç: 18 Nisan-13 Mayıs

Boğa: 13 Mayıs-21 Haziran

İkizler: 21 Haziran-20 Temmuz

Yengeç: 20 Temmuz-10 Ağustos

Aslan: 10 Ağustos-16 Eylül

Başak: 16 Eylül-30 Ekim

Terazi: 30 Ekim-23 Kasım

Akrep: 23 Kasım-29 Kasım

Yay: 17 Aralık-20 Ocak


Burçlar Neden Değişti? Burç Değişikliğinin Sebebi?

Vatan Gazetesindeki habere göre Dusseldorf Üniversitesi’ne göre Güneş’in burçlar için “sıfır” noktası sayılan 21 Mart’taki ilkbahar noktası, yörüngedeki değişiklik nedeniyle her yıl hafif hafif batıya doğru kayıyor. Bu da yeni bir burç haritasının varlığını ortaya çıkarıyor. Yörüngedeki bu hareketle yüzyıllar içerisinde dünyanın dönüşünde 36 derecelik bir sapma gerçekleşti. Burçlar da 2200 yıl öncesine göre 10’da bir oranında yani yaklaşık bir burç kaydı. Bu hemen hemen herkesin burcunun kaydığı anlamına geliyor. Yani 220 yıl önce 27 Kasım’da doğan biriyle 1960 yılında 27 Kasım’ında doğan birinin burcu aynı değil. 29 Kasım ve 17 Aralık arasında doğanlar da sıralamaya sonradan giren 13’üncü takımyıldız Ophiuchus (Yılan) burcuna giriyor.

Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder MSN Messenger Başa dön
qqqxxxqqq
qqqxxxqqq Offlinedir 
Tazecik Üye
Tazecik Üye
Kayıt: 22 Oca 2009
Son Görülüşü: 22 Oca 2009
Mesajlar: 1
Seviye:1

Altın: 5
qqqxxxqqq
Mesaj No: 62564 - Mesaj No - 62564Tarih: Prş Oca 22, 2009 3:11 am    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver
yalanlar yalanlar yalanlarrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr full yalan ben 30 nisan doumluyum ve boğa burcu gibi hissediyorum kendimi ve öyleyimde
Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder Başa dön
mihriban
mihriban Offlinedir 
Kadrolu Üye
Kadrolu Üye
Kayıt: 20 Hzr 2008
Son Görülüşü: 24 Şub 2011
Mesajlar: 1183
Seviye:30

Altın: 11380
mihriban
Mesaj No: 62566 - Mesaj No - 62566Tarih: Cum Oca 23, 2009 4:01 pm    Mesaj konusu: (No subject) Alıntıyla Cevap Ver


senin gibi tepki veren çok oldu.

Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder MSN Messenger Başa dön
Cybernet
Cybernet Offlinedir 
WebMaster
<font color=red><b>WebMaster</b></font>
Kayıt: 01 Ekm 2004
Son Görülüşü: 18 Arl 2013
Mesajlar: 2249
Seviye:38

Altın: 126134
Cybernet
Mesaj No: 62576 - Mesaj No - 62576Tarih: Cmt Oca 24, 2009 4:43 am    Mesaj konusu: Burçlar Değişti mi? Alıntıyla Cevap Ver
BURÇLAR DEĞİŞTİ Mİ?

Astroloji zaman zaman ve özellikle de medyanın canı sıkıldığında kullandığı bir hedefe kolayca dönüşebilmektedir. Adı sık sık ortaya atılan Alman Hinduist Astrolog Wachsmuth'un iddiaları da kafa karıştırmaktan öteye geçemiyor ve iddiaları yüzyıllardır süregelen doğu-batı astrolojisi mücadelesinin yeni bir aşamasından başka birşey değil.

Vedic ya da Hindu Astrolojisi, felsefi içeriğinde karmik veya Hinduist çizgide "Tenasüh" yani ruhun ölümden sonra yeniden doğması inancına (ki bu batılı anlamdaki reenkarnasyondan çok farklıdır) dayandığı için öncelikle farklıdır ve batı astrolojisinin matematiksel ve istatistiksel mantığının çok dışındadır ya da metodolojik düzeyde metafizik unsurlardan kaynaklanır.

Astrolojinin kökeni 5000 yıl öncelerinden gelir denmektedir ama bu kesin değildir, bu tarihleme çok daha farklı yaklaşımlar gerektirecek kadar belirsizlikler hatta yetersizlikler içermektedir. Mezopotamya'da ortaya çıktığı varsayılan (Asur dönemi MÖ 2400) astrolojinin daha öncesi şu anda bilinmemektedir ama en azından bu tarihten çok öncelerde en azından Hindu uygarlıkların bulunduğu (İndüs Vadisi) ve daha da öncelerdeki karanlık tarih unutulmamalıdır. Yani Mezopotamya, Antik Mısır ve Yunan, İslam ve sonraki Orta Çağ batı astrolojisi ayrıntısal farklılıkları göz önüne almamak kaydıyla kökeni değil ama bir bütünün veya çok daha geniş bir bilgi sisteminin belki de sanatın izdüşümlerini oluştururlar. 15. Yüzyıl'dan sonra gelişen Avrupa astrolojisinin, Galile, Kopernik ve Kepler'in katkılarıyla güneş merkezli bir sisteme dönüştükten sonra farklılaştığı süreç anlamında kaydedilse de, güneş merkezli kozmolojik yaklaşımın milat öncesinde de varolduğu da unutulmamalıdır. Güneş merkezli sistem, elbette ki Güneş Sistemi'ndeki gezegenler için geçerlidir ama bu astrolojiyi bağlamaz çünkü kozmik objeler olan Güneş, Ay ve dünya hariç 8 gezegen birer simge ya da referans taşıdırlar. Söz konusu sembolizma, Wachsmuth'un Vedic (Hindu) astrolojisinde çok daha yoğun ve karmaşıktır hatta Orta Çağ Avrupa astrolojisini etkileyen Hindu/İslami kökenli Yeni Platonist ve Hermetik felsefe ve sembolizma, konuyu iyice farklı bir yoruma ve düzeye götürür. Kısacası anlatılmak istenen şey, veri bankaları oluşturmaya yönelik matematiksel ve istatistiksel astrolojinin, felsefi bir astrolojiyle karıştırılmamasıdır.

Zodyağın yazarı kimdi?

Dünyadan güneşi gözlediğimizde, onun bir çember çizerek dolaştığını görürüz, söz konusu hareket yılın farklı dönemlerinde ve coğrafyasında güneye ve kuzeye yöneliktir. Güneşin hareketine yani rotasına "ekliptik" denmektedir. Dünya dönerken göğün görsel hareketi gibi bir eksen etrafında döner, bu sanal eksenin dünyadan geçen kısmı yer kutbu, göksel kısmı gök kutbudur ve ekseni dik olarak oluşan büyük daire ise göğü iki eşit parçaya bölen gök ekvatorudur ve Güneşimiz yılda iki kez gün ortası denen konumda gök ekvatorundan geçer yani ekliptik gök ekvatoruyla kesişir. Kesişme tarihleri 21 Mart ve 23 Eylül yani gün-gece eşitlikleridir, buna da Ekinoks denir. Ekliptiğin gök ekvatoruna en uzak olduğu iki referans da gündönümü (solistice) yani 22 Haziran ve 21 Aralık tarihleridir. Güneş gibi yıldızlar da gözlem düzeyinde dairesel bir hareket çizerler, güneşin çizdiği rota üzerinde yer alan ve gece gözlemlenebilen yıldız grupları burçları simgelerler ya da ekliptik üzerinde bulunan yıldız grupları burçlar kuşağını yani özgün adıyla Zodyak'ı oluştururlar. Yukarıda vurgulanan bilinmezlik çizgisinde, burçlara çoğunlukla 3000 yıl öncesinden beri hayvan isimleri verilmiştir. Kim oturup bu tanımlamaları yapmış? Bu acaba bir görsel benzetme midir yoksa çok daha eski bir evrensel görüntünün yansıması mıdır ya da unutulmuş bir kozmo-psikolojinin sembolizması mıdır? Bu soruların cevaplarını henüz bilemiyoruz bu nedenle yine kaldığımız yere dönmemiz gerekir.

Burçlar değil, astro mevsimler

Ekliptik düzeyinde Zodyak yani burçlar kuşağı ilkbahar gün-gece eşitliğinde yani 21 Mart'ta başlar ve bu tarihleme geleneksel olarak Koç Burcu'nun başlangıcıdır. İşte burası önemlidir çünkü bu nokta değişmez değildir çünkü dünyanın ekseni yaklaşık her 26000 yılda çizdiği kozmik daire doğrultusunda değişir yani sonuçta gün-gece eşitliği takım yıldızlar arasında değişir (özgün tanım ekinoksun presesyonu şeklindedir). Ve bugün için gün-gece eşitliği Kova Burcu'nun başlangıcına kaymıştır yani yaklaşık 2160 yılda bir gün-gece eşitliğinin, bir burç geri gittiği astronomik anlamda kabul edilir. Koç Burcu'nun kozmik anlamda başlangıcı 21 Mart ise yani 21 Mart günü veya ilkbahar gün-gece eşitliği Koç Takımyıldızı ile çakışıyorsa, bu konum MÖ 2100 yıllarında olmalıdır, hatta bu şekilde ilk astrolojik sıralama veya tarihlemenin yani Koç Burcu ile başlayan zodyağın bu yıllarda oluşturulduğu da söylenebilir. Görüldüğü gibi Alman astroloğun iddiasının temeli sonuçta bu yaklaşımdan kaynaklanmaktadır.

Tam bu noktada Alman Wachsmuth'dan çok daha önemli bir astroloğa söz vermemiz gerekir, modern astrolojinin en önemli isimlerinden birisi olan Steven Forrest, söz konusu kaymanın astroloji için bir sorun olmadığını ama halkla ilişkiler konusunda karmaşa yarattığını belirtmektedir ve Forrest devam eder; "Astronomlar astroloji gerçek olsa bile, Koç Burcu'nda doğduklarını zannedenler aslında Kova'da doğmuşlardır ve herkes yanlış burcu okuyor demektedirler ama sorun bu değildir, sorun iletişim sorunudur çünkü Koç Burcu sözcüğü bir astronom için bir takım yıldızı ifade eder, bir astrolog için ise bu tanımlama çok farklıdır, Koç veya ötekiler dünyanın Güneş'in çevresinde çizdiği yörüngenin bir evresini yani bir mevsimi simgeler, sembolizmanın özünde yıldızlar değil, mevsimsel dönüşümler vardır." Forrest haklıdır çünkü gerçekte astroloji fiziksel anlamda yıldızlarla ilgili değildir. Burçlar 4000 yıl öncelerinde bir yerden başlamak için rasgele konulmuş bilgiyi disipline edici veya yön gösteren yol tabelalarından başka birşey değildirler. Hem zaten modern astrolojide kullanılan "Gök Günlükleri" bize geçiş noktalarında doğanların astrolojik konumlarını hassasiyetle gösterirler.

Sonuçta astrolojinin anayasasında bireysel horoskop yani halk adıyla yıldız haritası geçerlidir ve her insan 12 burcu da özünde bulunduran kozmik bir eserdir ve bu nedenle astroloji önce bir sanat ya da kozmik bir veri bankasını yorumlama sanatıdır. Gerçekte şu veya bu burçta doğmuş olmak önemli değildir, horoskobun gösterdikleri ve yapılan yorum önemlidir. Yapılan burç genellemeleri ise elbette gerekli ve geçerlidir aynen meteoroloji raporlarında bugün "Güney Ege yağışlı" demek gibidir ama Güney Ege'nin şu veya bu köyünde ille de yağış olmayacaktır. Güncel burç yorumlarında özellikle vurgulanması gereken "Bazı Koçlar için bugün iletişim sorunu olabilir" yaklaşımı işte bu nedenle elzemdir. Ve yetenekli iyi bir astroloğun genel burç yorumları bu doğrultuda geçerli ve yararlıdır.

Astroloji eğlence değildir... Siz ciddi misiniz?

Ama eğer astroloji ile günlük eğlence ve birkaç dakikalık tatmin dışında ilgileniyorsanız, muhakkak size ait horoskobunuz çıkarılmış olmalıdır, ustaca yorumlanmış bir horoskop, sizi size o kadar iyi anlatacaktır ki, sonuçta tüm yaşamınız boyunca vazgeçilmez rehberiniz olacaktır. Zaman içinde "ben şu burçtayım, şu burçları sevmem, şu burçlar şunlarla uyumlu mudur?" gibisinden komplekslerden kurtulacak ve bir dönem sonra "Ben nasıl bir Yay'ım, öteki Yay'lardan farkım ne, hangi astrolojik referanslardan nasıl etkileniyorum..." gibisinden çok daha anlamlı sorular sormaya başlayacaksınız. Hele bir de, geçmişinize yönelik astrolojik veri bankanız oluşturulmuşsa, geleceğe çok daha güvenle bakabileceksiniz. Unutulmamalıdır ki, gelecek henüz kesinleşmemiş senaryolardan ve belirli olasılıklardan oluşacaktır.

Evrensel ritm ve matematik geçmişten geleceğe doğru yorumlandığında, değiştirilmez bir kaderin varolmadığı anlaşılacaktır. Bir insanın yaşadığı süreç içersinde olanlar yani örneğin geçmişinde yaşadığı yaşamsal tehlikeler tam olarak astrolojik referanslar doğrultusunda belirlendiğinde, gelecekteki olası izdüşümlerin yorumu, bir bireyi ölümcül olaylardan bile koruyabilir. Bu bir iddia veya mucize değildir, kanıtlanmış ve örneklenmiştir.

Sonuçta söylemek gerekir ki, Alman Hinduist Astroloğun iddiaları kendini önemsetme ve sansasyon yaratma çabasından başka birşey değildir. Modern astrolojinin çözmesi gereken sorunlar çok daha başkadır; örneğin referansların arttırılması yani Güneş, Ay ve sekiz gezegen dışındaki asteroidlerin de kullanılması, onuncu bir gezegenin keşfedilmesinin sonuçları, yakın gelecekte Ay veya Mars'da ya da uzayda doğulduğunda nasıl bir astro kimliğin ortaya çıkacağı, ikiz doğanların astrolojik farklılıklarının tam anlamıyla açıklanabilmesi, çok sayıda istatistik veri toplanması ve astrologların kendi aralarında mahalle kavgası yapmaktan vazgeçmeleri ve medya ilişkilerini doğru kullanmaları gibi... Gelecek, bana göre gen bilimle astrolojinin evliliği olacaktır, o zaman ortaya çıkacak olan veri paketi eminim ki yeni bir isim altında, insanlığı bir kez daha aydınlanmaya belki de altın bir çağa taşıyacaktır.

Şu anda astrologların yapması gereken tek şey, burç muhabbetinden ve iddialaşmadan öte, olabildiğince çok veri toplamak ve akılcı, yapıcı ve iyi niyetli koordinasyonlardan ibarettir. Daha görkemli sonuçlara, geleceğin astrologları bizim sağladığımız veriler ve tekniklerle ulaşacaktır...
Alıntı:
http://www.hurriyet.com.tr/astroloji/6775902.asp?gid=219 - Burçlar değişti mi? - Ata NİRUN

Gerçekler acıdır, baklava tatlı. O zaman baklava gerçek değil mi¿


Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder E-mail'i gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et AIM Adresi Yahoo Messenger MSN Messenger Başa dön
Yeni Başlık Gönder || Cevap Gönder
Mesajları göster:   
   Egze Bilişim & Kumru.Net Forum Ana Sayfası -> Astroloji Pdf Tüm saatler GMT +2 Saat
1 . sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
BENZER KONULAR
KonuForumKonuyu Başlatan
Sahici burçlarAstroloji**zerd@**
**BuRçLaR VE ÖzELLiKLeRi**Astroloji**zerd@**
Burçlar ve Çiçekler.....AstrolojiTaTLixPeRi
Burclar (version x ) :)AstrolojiTaTLixPeRi
.....BuRÇLaRiN YaŞaM PaRoLaSi.....AstrolojiTaTLixPeRi
Burçlar aleminin birbirinden farklı tatil zevkleriAstroloji**zerd@**
Burçların nitelikleriAstrolojikiss_
Burclarin Arapcasi :)MizahTaTLixPeRi
Burçlar arasındaki aşk uyumu...Bilelim Öğrenelim**zerd@**
BURÇLARA GÖRE ANNELERAstroloji**zerd@**
Arşiv

Telif Hakkı © 2004 - 2014 Egze Bilişim & Hosting Hizmetlerine Aittir