 |
|
 |
|
Cybernet
| WebMaster

| Kayıt: 01 Ekm 2004 | Son Görülüşü: 07 Oca 2009 | Mesajlar: 2229 Seviye:38 | Altın: 125889 |
|
|
|
|
OMBUDSMAN
1. Ombudsman'ın Ortaya Çıkışı ve Gelişmesi
Vatandaşların, kendilerini yönetenlerin tasvip etmedikleri davranışlarına karşı tepkilerini vermeleri, yöneticiler hakkında şikayetçi olmaları ve bu şikayetlerin bağımsız bir denetim organınca araştırılması ve vatandaşların isteklerinin yerine getirilmesi tarihin hemen her çağında karşılaşılan durumlardır.
Kimi kaynaklar, ombudsmanın temellerini ararken Çin'deki Han Hanedanlığı (İ.Ö. 206- İ.S.220) sırasında var olan Yııan Control Kurumu, Roma'daki Halk Tribünleri, 17. Yüzyıl Amerikan Kolonilerindeki Censosrs kurumları arasında bir bağlantı kurarlarken,[1] kimi yazarlarda Hz. Muhammed'in vefatından sonra ikinci Halife Hz. Ömer'in (634–644) bütün vatandaşların başvurabileceği, şikayetlerini bildirebileceği idari denetim kurumu olarak kurduğu Muhtesib kurumuna işaret ederler.[2] Muhtesib kurumu hayatın birçok alanında özellikle şehirlerde ve pazaryerlerinde genel ahin kın koruyucusu oldu. Muhtesib, pazar yerlerinin yöneticisi olduğu kadar, Pazar gözeteni, anlaşmazlıkların çözücüsü idi. Pickl, Muhtesib'in tam tarafsız davrandığını ve Hisbah denen bir kurum çerçevesinde görev yaptığını, bu kurumun ve görevinin Kudüs'te Haçlılar tarafından da benimsendiğini ve uygulandığını hatta haçlıların Arapça olan Muhtesib kelimesini aynen kullandıklarını kaydeder.[3] Haçlılar bu kelimeyi “mathessep”e çevirerek kullanmışlardır. Dört Halife Dönemi'nin arkasından Emeviler ve Abbasiler yönetimi başladı (847'ye kadar). Bu dönemde, kamu yönetiminde yabancı etkiler, özellikle Bizanslıların ve Sasanilerin etkileri görülmekteydi. Yine Kuzey Afrika'da kamu yönetiminde, Roma etkisi görülmekteydi. Bununla birlikte vatandaşların şikayetlerini inceleyen ve vatandaşlarla yönetim arasında diyalog kanallarını sürekli açık tutan bu özel kanallar muhafaza edilmişti. Keza, hakimler (kadılar) bu işlevle görevlendirilmişti.[4] Abbasi Hanedanı döneminde (750–847) Divan-ı Mezalim oluşturuldu. Divan-ı Mezalim'in görevi, halk tarafından hükümet memurları aleyhine getirilen şikayet ve sızlanmaları incelemek, soruşturmaktı. Bu kurumun başında bu şikayet ve yakınmaları incelemekle görevli yüksek dereceli bir memur olan kadı bulunurdu. Ortaylı, “Divan’ul Mezalim” olarak aktardığı kurumun görevlerine ilişkin değerlendirmenin de geleneksel devlet ve toplum sisteminde hükümdarın bütün haksızlıkların şikayet edileceği son temyiz mevkii olduğuna dikkat çeker: “Eski İran'da Şehenşah'ın Nevruz törenlerinin son gününde sayeban altında her türlü şikayeti dinlemesi ve sorunu hemen çözüp karara bağlaması hatırlanacaktır. Hükümdarın bütün adaletsizlikleri çözecek son ve en yüksek karar organı olarak benimsenmesi geleneği, Doğu devletleri kadar Ortaçağ Avrupası'nda yaygındı. Gerek tarihi metinlerde gerekse edebiyat ürünlerinde bu geleneğe sık sık rastlanır.[5]
Osmanlı döneminde de şikayetleri incelemekle görevli olan Hakimler Hakimi - Kadı al Kudat vardı.[6] İsveç Ombudsmanı'nın tarihsel kökenlerini inceleyen kimi yazarlar bu kadı al kudatlık'a dikkat çekerek. XII. Karl'ın (Demirbaş Şarl)[7] 1709 yılında Ruslara karşı yaptığı savaşta yenilmesi üzerine sığındığı ve ikamet etmekte olduğu Osmanlı toprağı Bender'den ülkesine gönderilen bir kraliyet emri ile kral adına kamu görevlilerinin görevlerini yaparken kanunlara uygun hareket edip etmediklerini denetlemek üzere bir kişiyi yüksek vekil olarak “Hogste Ombudsmannen - Supreme Procurator” olarak atamıştı.[8]
İbrahim Al Vahab, İsveç Ombudsman kurumu kaynaklarına dayanarak XII. Karl'ın Osmanlı toplumu arasında yaşadığı zamanlarda Türk Baş Hakimliği olan Kadı al Kudat müessese- -sini incelemiş olduğunu belirtirken,[9] Ataman, İsveç Kralı'nın uzun ikameti boyunca Osmanlı toplum ve devlet hayatını ciddi şekilde ve yakından incelediğini, Divan-ı Hümayun, Divan-ı Mezalim, Kazasker, Kadı, Muhtesib gibi kurul v\, görevlilerin kamu görevlileri hakkındaki şikayetleri padişah adına inceleyip, süratle karara vardırdıklarını, resmi görevlilerin hatalı, kasıtlı uygulamalarına karşı kişileri koruduklarını, zararlarının telafisi için çalıştıklarını gördüğünü ve bütün bunlardan dolayı böyle bir uygulamayı başlattığını ifade etmektedir.[10]
Kral XII. Karl ülkesine döndüğü zaman, kendi yokluğunda halkın dilek, istek ve şikayetleri konusunda neler yapıldığı konusunda kendisine bir rapor takdim edilince bundan son derece hoşnut kalır ve böyle bir gözlemcinin sürekli faaliyet göstermesiyle ülkeyi daha adil ve etkili yönetebileceği, halkın da yönetimden hoşnut kalacağı düşüncesiyle bu uygulamanın müesseseleşmesi için gerekli girişimlere başlar.[11]
İsveç Ombudsman kurumunun adı (Hogste Ombudsmannen) 1719 yılında “Justuliekansler- JK” adı ile değiştirilmiş, 1766 yılından itibaren de ombudsman atama yetkisi kraldan, temsil organına (Riksdag) geçmiştir. Bu tarihten itibaren de Meclis adına hareket eden (Justitieombudsmannen-JO) ihdas edilmiştir.[12] 1809 yılında İsveç Anayasası'nda Justitieombudsmannen kurumuna yer verilmiştir. Birçok yazar Ombudsmanın başlangıç tarihini bu nedenle 1809 yılından itibaren alır.[13] Ombudsmanın anayasal bir kurum haline getirilmesiyle birlikte ülkede demokrasinin geliştirilmesi ile ombudsmanın yasama organı adına yürütme organını ve ona bağlı olarak çalışan tüm kamu kuruluşlarını gözetimi altında tutacağı kuralı benimsenir. Daha sonra yapılan tüm anayasa değişikliklerinde bu kurum daha da geliştirilerek İsveç hukuk düzeninin temel kurumlarından biri haline getirilir.[14] Buna göre, ombudsman tüm kamu idarelerini ve mahkemeleri denetlemek; memurların ve yargıçların hatalı, keyfi tutumlarından zarar gören vatandaşların şikayetlerini dinlemek; alınması gereken tedbirleri önermek, hatta memurlar ve yargıçlar aleyhine her türlü davayı açmak görevini yürütmek ve yüklenmek amacıyla çalışacaktır.[15] Zamanla iş yükü artan ombudsmanın sayısı İsveç’te 1976 yılında 4'e çıkarılmıştır. Bu ombudsmanların her birinin görev alanları farklıdır.[16]
Ombudsman Kurumu kurulduğu biçimiyle İsveç dışında hemen hemen hiç tanınmadan bir buçuk asır kadar işledikten sonra ilk kez Finlandiya tarafından adapte edilerek uygulandı.[17] Finlandiya'nın adaptasyonundan sonra dalga dalga dünyanın bir çok ülkesi tarafından da uygulanmaya başladı.
İlk ombudsman dalgası 1950–60 yılları arasında İskandinav ülkelerinde yayıldı ve Danimarka'da 1954, Norveç ve Quebec'te 1959, Batı Almanya'da 1957 yıllarında kuruldu. İkinci dalga ise 1960 sonrasıdır. 1962 yılında Yeni Zelanda, 1966 yılında İngiliz Güyanı, 1967'de İngiltere, Maurice Adası, Alberta, 1969 yılında Yeni Brunvisk, Manitoba, 1970 yılında Yeni Ecosse, Kuzty İrlanda'da ombudsman kuruldu.[18]
İdari denetim sistemlerinin en etkilisine sahip olduğu düşünülen ve böylesine etkili bir denetim mekanizmasının bulunduğu bir ülkede ombudsmanın gereğinin olmadığı fikrinin kamuoyunca kabul gördüğü Fransa'da da 1973 yılında ombudsman kuruldu.[19] Avrupa Konseyi İstişari Asamblesi 1975'de 457 sayılı tavsiye kararı ile üye ülkelere Ombudsman kurmalarını tavsiye etmiş,[20] bunun üzerine Avrupa Birliği'ne üye ülkelerde mevcut hak arama yollarına ek olarak ombudsmanlar da kurulmuştur.
Avrupa Konseyi'nin insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için ulusal kurumlar arasında ve ulusal kurumlarla işbirliğini amaçlayan faaliyetleri çerçevesinde yürürlüğe konulan ilk uygulama olan “İnsan Haklarının Korunma ve Geliştirilmesinde Yargı Dışı Araçlar: Ombudsman” konulu 28–30 Ekim 1982 tarihleri arasında Sienne (İtalya) gerçekleştirilen seminer[21] kararlan Avrupa Birliği'nin ombudsman kurumuna bakışını yansıtması açısından çok önemlidir. Bu kararlar özetle:
- Henüz bu kurumu uygulamayan üye ülkelerde ombudsmanların işlevlerine benzer işlevleri yerine getiren bireylerin, ulusal, bölgesel veya yerel düzeyde isimlendirilmesi gerekecektir.
- Avrupa Konseyi bünyesinde ombudsmanların yetkilerinin ve işlevlerinin iyileştirilmesi, genişletilmesi ve uyumlulaştırılması konusunda incelemeler yapılacaktır.
- Ombudsmanların yetkilerinin genişletilmesi imkanları, insan haklarının korunması konusundaki yasal düzenlemelerde görüş bildirmelerine imkan tanıyacak şekilde, üye ülkelerce araştırılacaktır.
- Avrupa Konseyi bir yandan üye ülkelerin ombudsman-ları, diğer yandan da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçları ve Avrupa Komisyonu'nun üyeleri arasında bilgi değişiminin koordinasyon merkezi rolünü oynayacaktır. Bu amaçla farklı ombudsmanların kararlarına ilişkin bilgilerin değişimi kolaylaştırılarak faaliyetlerine ilişkin güncelleştirilmiş bilgileri yayacak ve yayınlayacak, insan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda çalışan uluslararası ve ulusal yargı dışı ve yargısal araçların birlikte çalışmasından doğan ortak sorunlar üzerine görüş alış verişini organize edecektir.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Komisyonu’nun bireyin yönetsel kararlara karşı korunması konusundaki katarların ayrıntısı ombudsmanların yararlanmalarına açılacaktır.
- Ombudsmanlık Kurumu tarafından sunulan imkanlar ve hizmetlere ilişkin bilgilerin zorunlu bilgiler programı dahilinde vatandaşlara broşürlerle ulaştırılması sağlanacaktır.
Seminerde getirilen bu önerilerin yanı sıra ayrıca, devletlerin, insan hakları konusunda uluslararası alandaki gelişmeleri izleyerek yetkili ulusal makamların dikkatini çekecek kurumları oluşturmaları gereğinin önemi belirtilirken; bu amaçla ombudsmanlara alışılmış yetkilerinin ötesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile hedeflenen bütün alanları kapsayan özel bir işlevin verilmesi de önerilmiştir.
Ombudsmanların, yönetime karşı bireyin korunması konusunda yerine getirdikleri işlevin öneminin de vurgulandığı seminerde, ombudsmanların görüşlerinin sadece, sonucundan zarar görülen ya da yöneticinin tutumundan şikayet edilen yönetsel işlemlerin sonucunu etkilemekle kalmadığı, ayrıca yöneticilerin eğilimlerini ve yönetimin işleyişini belirleyen genel kuralları etkileyerek yönetimin gelişmesine katkıda bulunduğu da vurgulanmıştır.[22] Avrupa Topluluğu'ntta bir ombudsman ihdası[23] Maastrich Anlaşması’nın 138/E maddesiyle kararlaştırılmış, Avrupa
Ombudsmanı adı verilen kuruma 1994 yılı Avrupa Parlamentomu seçimlerinden sonra ilk ombudsman atanmıştır. Avrupa Birliği ombudsmanının görevi Avrupa Birliği kurumları ve organları ile ilgili kötü yönetim şikayetlerini (complaints of maladministration) incelemek-soruşturmak olarak belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesi (Court of First İnstance) ile Avrupa Adalet Divanı (European Court of Justice) ombudsmanın görev alanı dışındadır ki, bu kurumlar aynı statüde bulunmaktadır. Herhangi bir birey, memur veya üye devletlerin herhangi bir birimi doğrudan veya bir Avrupa Parlamentosu üyesi aracılığıyla şikayette bulunabilmektedir. Ombudsmanın çalışmaya başlamadan evvel belirli bir birim tarafından görevlendirilmesine gerek yoktur. Hakkında araştırma yapılan birimler veya kişiler ombudsmana ihtiyaç duyduğu her bilgiyi vermek zorundadırlar, buna gizlilik gerektiren konular da dahildir.[24] Ombudsman incelemesi- soruşturması sonucunda kötü yönetim tesbit etmesi durumunda konuyu bir raporla ilgili kuruma iletmekte, cevap için üç ay süre vermektedir. Cevap sonrası raporunu ilgili kuruma ve Avrupa Parlamentosu'na gönderirken şikayetçiye de cevap vermektedir.
Bu gün 90 ülkede değişik şekillerde uygulanan ombudsmanlar genellikle cumhurbaşkanı veya parlamentolar tarafından veya yüksek yargı organları üyelerinin kararıyla atanan ve toplumda saygınlığı bulunan kişilerden seçilirler.[25]
2. Bireyle Devlet Arasında Bir Kurum Olarak Ombudsman
Özde bir denetim kurumu olarak ortaya çıkan ombudsman bir yerde diğer denetim organlarının yetersiz kaldığı tıkandığı noktalarda bireyle devlet arasında her iki taraf içinde hoşnutlukla kabullenilir çözümler arama noktasındadır. Bürokrasinin bürokratizme dönüştüğü, yargı yoluyla hak aramanın yıllar aldığı, idari yollardan hak aranmak istendiğinde idarenin tarafsız davranmadığı, kendisini haklı çıkarmaya çalıştığı, siyasal denetimin yeterli olmadığı zamanlarda bir çıkış noktası olarak algılanmış, yukarıda tarihsel seyrini verdiğimiz üzere birçok ülkede birbirinden değişik görünümlerle de olsa faaliyete geçmiştir. İngiltere'de “Yönetim İçin Halk Komiseri”, Fransa'da “Arabulucu”, Kanada'da “Yurttaş Koruyucusu”, İtalya'da “Sivil Haklar Savunucusu”, Avusturya'da “Halk Avukatı”, Polonya'da “Yurttaş Hakları Savunucusu” gibi adlarla ortaya çıkan ombudsmanın bu farklılıkları daha çok kurumun faaliyetlerini yoğunlaştırdığı alana göre belirginleşmektedir. Bazı ülkelerde ombudsmanın temel işlevi, vatandaşın hak ve özgürlüklerinin korunması, bazı ülkelerde vatandaşla yönetim arasında ilişkilerin iyileştirilmesi, bazı ülkelerde yönetimin denetlenmesi, bazı ülkelerde de kötü yönetimin iyileştirilmesi ile vatandaşın kötü yönetime karşı korunması olarak ortaya çıkmaktadır.[26]
2.1. Ombudsman Kimdir?
Ortaya çıktığı andan itibaren uygulandığı ülkelerde hukuk devletinin güçlenmesi ve demokrasinin yerleşmesi, kökleşmesi için büyük bir unsur olan, devlet, yönetim ve vatandaşlar arasında iyi bir diyalog kanalı olarak görev yapan ombudsmanın popülaritesinden dolayı neredeyse yargı dışında oluşturulan her şikayet merciinin ombudsman olarak anılmaya başladığı endişesini dile getiren Temizel, bu kurum hakkında büyük bir kavram kargaşası bulunduğuna dikkat çeker.[27]
Günümüzde, uluslararası düzeyde, devlet düzeyinde ve yerel yönetimlerde görev yapan ombudsmanların yanı sıra ihtisas ombudsmanlarına (askeri, tüketici, çocuk, sinema, basın ombudsmanları vb.), ticari ombudsmanlara (banka, sigortacılık, taşımacılık ombudsmanları vb.) ve bulundukları yerlere göre (aile, üniversite) ombudsmanlara da rastlanmaktadır.[28]
Fransız Adalet Bakanı, Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmada ombudsmanı, “Hiç bir karşılık beklemeden, sırf gönülleri hoş etmek için, programatik olarak ve şekle bağlı olmaksızın idare ve vatandaş arasına giren şefaatçi”[29] olarak tanımlarken; Kanada'da ilk kez Quebec ombudsmanı olarak tanımlanan M. Marceau “Basit bir vatandaş... Soruşturma açmak ve önerilerde bulunmak yetkisi yasa ile kurumlaştırılmış basit bir vatandaş..”[30] olarak kendisinin yeni görevi üzerine açıklamada bulunmuştur. Hollanda Ulusal Ombudsmanı Martin Oosting ise “Ombudsmanın kimliği mahkeme olmamasıyla açıklanabilir. O mahkemeden daha esnektir ve manevra yapabilecek yeri vardır. Ombudsman hükümete kabul ettirilmiştir ve genelde hakem olarak görülür.”[31] demektedir. Pugh'da ombudsmanı “Yönetimin eylem ve işlemleri sonucu doğan şikayetleri soruşturarak haklı gördüklerine çare arayan özel bir kamu görevlisi”[32] olarak tanımlar. Mooreo, tüm ombudsman kurumlarında bulunan iki ayırıcı özelliğe dikkat çekerken,[33] Fliflet'de kamu yönetiminde hiç bir vatandaşa yanlış veya adaletsiz davranılmamasının ombudsmanın esas görevleri arasında olduğunu hatırlatır.[34]
Danimarka ombudsmanı Hansen, Ombudsmanın dünyanın her köşesinde iyi bilinen bir sözcük olduğunu ancak, çoğu kez açıkça benzerlikleri olmayan çeşitli kamusal ve özel kurum için (bireyler, bürolar, komisyonlar, daireler) kullanıldığını ve evrensel kabul edilmiş bir tanımı bulunmadığını bununla birlikte aşırıya kaçılırsa ombudsmanın ne yaptığının ve ne olduğunun belli bir ülkede kültürün ve hükümet sisteminin bu kurumdan ne yapmasını istediğine ve neye gereksinim duyduğuna bağlı olarak belirlendiğini söylemektedir.[35]
Ombudsmanın tarihsel gelişim içerisinde sahip olduğu yetkilere bakıldığında, denetiminde ana hedefinin yönetim olduğu görülmektedir. Zaman zaman ombudsmanın yargıyı da denetlediği görülmekle birlikte asıl amacının vatandaşı koruyuculuğu olduğu ortadadır.[36] İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde yargıçların konumunun diğer kamu görevlileri ile aynı olmasından dolayı yargı üzerinde de denetim yetkisine sahip bulunmasına rağmen[37] ombudsman bir yargıç değildir. Hatta hukukçu olması da zorunlu değildir; politikacı ya da parlamento üyesi de değildir. Esas mesleğinin yargıçlık, ya da profesörlük olması bir şeyi değiştirmez,[38] ombudsman prensip itibariyle parlamentolar tarafından atanan, ancak hükümete karşı olduğu kadar parlamentoya karşı da bağımsız olan, idarenin mağdur ettiği kişilerin çoğunlukla hiç bir kurala bağlı olmaksızın yaptıkları şikayetler üzerine harekete geçen, geniş bir araştırma ve soruşturma yetkisi olan; idarenin yapmış olduğu haksızlıkları ortaya koymak, takdir yetkisinin kötüye kullanılmasını engellemek, mevzuata saygılı olmayı ve uygun hareket etmeyi temin etmek, icrai karakter taşımayan önerilerde bulunmak, hakkaniyet tedbirleri salık vermek ve nihayet kamu hizmetlerinin daha iyi görülmesi için gerekli reformların yapılması önerisinde bulunmak amaçlarını güden bir kurumdur.[39]
Temizel, ombudsmanın bizim de katıldığımız üç temel özelliğine dikkat çeker: görevinin tanımı, yetkileri ve statüsü.[40] Bu üç özellik birbirini tamamlamaktadır. Bireyin hak ve özgürlüklerini korumakla görevli bütün sistemlerden bu üç özellikle ayrılır.
2.2. Ombudsman'ın Görevleri
Kamu otoriteleri ile bireyler arasındaki ilişkiler nedeniyle ortaya çıkan sorunlarla ilgilenen, bireylerin kamu yönetiminden duydukları rahatsızlıklarla ilgili olarak şikayetleri kabul edip, inceleyen ve sorunların hem kamu yönetiminin hem de bireylerin kabul edecekleri çerçevede, hakkaniyet ölçüleri içerisinde çözülmesi uğraşı veren ombudsmanların görev alanını kamu yönetimi oluşturmaktadır. Ombudsman, yasal olarak verilen yetki alanı içerisinde devlet, yerel yönetimler, bağımsız kamu yönetimi ve müesseselerinin tamamını veya yasada özel olarak belirtilen kurum veya hizmet alanım denetlemekle görevlidir. Ombudsmanın görev alanları üzerinde duran yazarlar a) ombudsmanın görev alanına giren konular, b) ombudsmanın görev alanına giren kuruluşlar ayrımı yapmaktadırlar.[41]
a- Ombudsmanın Görev Alanına Giren Konular
İsveç ombudsmanı'nın görevi insan hak ve özgürlüklerini korumak olarak belirlenirken, İngiltere'de vatandaşın kötü yönetime karşı korunması, Fransa'da vatandaş ile yönetim arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi ve idarenin eylem ve işlemlerinde hakkaniyetin temini olarak ortaya konmuşlar. Danimarka Ombudsmanı Ooesting, “Kamu idaresi olmaya kalkıştığı gibi, yani halka aittir ve demokratik toplumlarda ön şart olduğu gibi yaptıklarından sorumludur. Ben, geri irilim mekanizması gibi çalışıyorum ve hükümetin halkla ilişkilerinde kalite standartlarının korunmasında önemli rol oynuyorum” diyerek hem vatandaşın kötüyönetime karşı korunması, hem de hükümet ve vatandaş arasında iyi ilişkilerin geliştirilmesi noktasına dikkat çekmektedir.[42]
aa- Hak ve Özgürlüklerin Korunması
Hak ve özgürlüklerin korunması noktasında ombudsmanlar kendilerine aracısız olarak ulaşan şikayetler üzerine ya da kendi inisiyatiflerini kullanarak harekete geçmekte ve yönetimce uygulanan kanunların kötüye kullanılmasında ya da temel hakların korunması dahil, gerekli bütün hallerde soruşturma görevlerini yerine getirmektedirler. Bireyin hak ve özgürlüklerinin anayasa ve yasalarla güvence altına alındığı bu ülkelerde ombudsmanlar bu özgürlüklerin özü veya kullanılış biçimiyle ilgilidirler. Hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla gerçekleştirilen denetim, kötü yönetim gerekçesiyle şikayette bulunan bireylerin şikayetlerinden daha geniş bir çerçevede ele alınmaktadır. Hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla yapılan denetimde ombudsmanlar sadece haksızlığın ortadan kaldırılmasıyla meşgul olmazlar aynı zamanda yapılan haksızlıkların nedenlerini ve nasıl iyileştirileceğini bulmak için de çalışarak yönetime önerilerde bulunarak yönetimi iyileştirme fonksiyonunu ifa ederler.[43] Hak ve özgürlüklerin korunması genellikle İskandinav ombudsmanlarının uğraş alanıdır. İsveç'te ombudsman, hükümet üyeleri hariç (bu denetim parlamenter denetime bırakılmıştır) tüm kamu güçlerini denetlerken, Danimarka Ombudsmanı yetki alanı içerisindeki bütün güçlerin (kişi ve kurumlar) yasalara ne ölçüde uyup-uymadıklarını, kararlarda keyfilik olup olmadığını, keza, kararların akla yatkınlığını (ussallık) ve kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken hatalarının, ihmallerinin bulunup bulunmadığını araştırmaktadır. Ancak, uygulamada ombudsmanlar teknolojik ve tıbbi uzmanlık alanına giren konuları üstlenmemektedirler.[44]
Danimarka ombudsmanı Oosting, görev alanlarını şu cümlelerle ortaya koymaktadır: “Şikayet kamu kurumlarıyla ilgili olduğu, ilgili kurumlarda konuyu sonuca ulaştırabilmek için uygun bir çaba gösterildiği ve dava bir yılı geçtiği sürece, azınlıklar dahil herkes Ombudsman'dan yardım isteyebilir. Şikayet konusu yanlış kişiyi tutuklamaktan, çevre yasalarının geniş ihlaline kadar çeşitlilik gösterebilir.[45] Hollanda da ombudsman'a en çok şikayet edilen kurumun Göç ve Vatandaşlığa Kabul Kurumu olduğu, bu kurumun ombudsman'ın tavsiyesi üzerine kendi şikayet hattını kurduğu görülmektedir. Bütün bunlara rağmen sorunların hala sürdüğüne dikkat çeken Hollanda Ombudsmanı, prosedürün çok uzun sürmesinden, servisi geliştirmek için Adalet Bakanlığı rica açıklanan tedbirlerin yetersizliğinden dolayı “devletin inanırlığını tehlikede gördüğünü” de belirtmektedir.[46]
Norveç ombudsmanı da hak ve özgürlüklere bir saldırı olup olmadığını belirleyen bir kurum olarak belirginleşmektedir. Kamu kuruluşlarının eylem ve işlemle inde vatandaşların hak ve özgürlüklerinin ve çıkarlarının zedelenip, zedelenmediğini, idari gücün kötüye kullanılıp kullanılmadığını araştırıp, soruşturup eleştirmekte ve idarenin bu konulara dikkatini çekmektedir.
ab- Kötü yönetimin (maladministration) önlenmesi
Kötü yönetim iddialarını incelemek üzere kurulan ombudsmanların en belirgin örnekleri arasında İngiltere Ombudsmanları gelmektedir. Vatandaşlardan gelen şikayetlerin sonuçlanmasında tıkanmalar ve sıkıntılar görülmeye başladığı anda mevcut hak arama yöntemlerine ek olarak kurulan İngiliz ombudsmanlarının başlıcalar, kuruluş tarihleri itibariyle şunlardır:
i-
Parlamenter (İdari) Ombudsman, 1967
ii-
Kuzey İrlanda Parlamenter Ombudsmanı, 1969
iii-
Kuzey İrlanda Şikayetleri İnceleme Ombudsmanı, 1969
iv-
Sağlık Ombudsmanları, (İngiltere, İskoçya, Galler), 19/3
v-
Mahalli İdare Omubdsmanları (İngiltere, Galler), 1974 ve İskoçya, 1976
vi-
Adli Hizmetler Ombudsmanı, 1990.[47]
Ombudsmanların görev alanları adlarından da anlaşılacağı gibi farklı farklı olmakla birlikte ortak özellikleri kötü yönetimin önlenmesidir.
Kötü yönetim kavramından anlaşılması gerekenler genel olarak önyargılı, taraflı davranmak, ihmal (görevi savsaklama), liyakatsizlik, ehliyetsizlik, gecikme, bilgisizlik, kötü muamele, kötü niyet, namussuzluk (rüşvet, zimmet, irtikap, ihtilas), keyfi, yersiz tutum ve davranışlar olarak sıralanabilir. İngiliz Ombudsmanı, bireysel şikayetlerin giderilmesinin ya-nısıra kötü yönetimi ve haksızlıkları önlemek amacıyla kamu yönetiminin iyileştirilmesi ile ilgilenmektedir. Bu şekilde idari kararların hukuksallığı veya “yanlışlığı” gibi mahkemelerin yetkisinde bulunan durumlar kapsam dışında tutulmuştur.[48]
Burada dikkat çeken bir önemli nokta da kötü yönetimin alınan bir kararın uygulaması esnasında ortaya çıktığıdır. Hizmet aksaklıkları ile birlikte kötü yönetim söz konusu olurken evvelce alınan kararın içeriği, biçimi, ussallığı kötü yönetim çerçevesi içerisinde irdelenmemektedir. Kararın uygulanması kötü yönetime neden oluyorsa, bu yönetimin yeniden gözden geçirilmesi şeklinde değil de, kötü yönetime neden olmayacak yeni kararların oluşturulmasıyla giderilmektedir.[49]
Uyanık, İngiltere'deki yerel ombudsmanlara, İngiltere'deki yerel yönetimlerin işleyişleriyle ilgili olarak, doğrudan veya yerel meclis üyeleri aracılığıyla 1990 yılı içerisinde yapılan başvuruların büyük bir bölümünün (%60 kadarı) imar, planlama, konut alanlarıyla ilgili olduğunu, sosyal hizmetlerle ilgili şikayetlerin ikinci sırayı aldığını; en fazla rastlanan kötü yönetim şikayetlerinin ise gecikme ve savsaklama olduğunu belirtir.[50]
ac-Yönetici vatandaş ilişkilerinde hakkaniyetin kollanması ve iyi ilişkiler geliştirilmesi
Bazı ombudsmanların görev alanları ise yönetsel yargı ile rekabete girişmeden yönetimle sorunları olan, haklı olduğuna inandığı bireylerin sorunlarına yönetim nezdinde yaptığı girişimlerle her iki tarafı da tatmin edecek şekilde çözüm yoları aramaktır. Bu ombudsmana da Fransız ombudsmanı (Mediateur- Fransız Cumhuriyet Arabulucusu) iyi bir örnektir.[51] Bir ombudsman ihdası için Fransız Millet Meclisi'nde 1972 yılında yapılan görüşmelerde Ombudsman komisyonu Raportörü, Cumhurbaşkanlığına bir yılda 75 bin şikayet geldiğini ifade ederken, bir milletvekili de bütün milletvekillerine yılda 100 bin, 150 bin arasında şikayet geldiğini dolayısıyla bu büyük iş yükünün bir kamu deneticisine kanalize edilmesi gerektiğini ileri sürmüştü.[52] Milletvekillerinin kendilerine başvuran her şahsın haklılığına güvenemeyecekleri, güvense bile seçim sırasında kendilerine daha yararlı olacak kişilerin işlerini takip edecekleri, diğerlerininkiyle ilgilenmeyecekleri ve bunun hep yapıla gelen bir durum olduğu, dolayısıyla parlamento denetiminin bu meyanda kendisine yapılan müracaatlar açısından vatandaş tarafından emin bir yol olarak görülmediği üzerinde durulmuştu.[53] Keza, Fransız dehasının ürünü olarak belirtilen Danıştay'ın ve 24 Bölge İdare Mahkemesinin yaptığı yargısal denetimle idarenin hatalı, keyfi ve yasaya aykırı eylem ve işlemlerini denetleyen ileri bir sistem geliştirilmesine, bu sistemin son derece yetenekli ve kaliteli yargıçlarca uygulanmasına rağmen, yabancı uzmanlarca takdirle karşılaşılan bu ayrıntılı, ince ve takdire şayan kuruluşun kararlarının sade vatandaşlar ve mütevazı idareciler için aşırı derecede büyük ve bilgince yazılmış bir kitap halini aldığı yakınmaları olmuştur. Yapılan araştırmalarda aslında vatandaşın çok da haklı olduğu görülmüş ve bir çözüm yolu olarak ombudsmana gidilmiştir. İdari dava açmak isteyenlerin yerine getirmek zorunda oldukları bir dizi formalitenin yanı sıra bu davalarda davayı açanların ancak hukuki deliller ileri sürebilecekleri, idari kararın yerinde olmadığını gösteren delillerin dışarıda kalacağı; idari yargıcın denetleme yetkisini sınırlayarak, idareye bir takdir alanı bıraktığı, idareye emir ve direktif vermeye, bir şeyi yapıp yapmamaya zorlamaya, açıkça ve doğrudan kendini yetkili görmemesi dolayısıyla kararların uygulanmasında da çoğu zaman mahkum edilmiş idarenin başındaki şahsın tutumlarının etkili olduğu görülmektedir. Bütün bunlara ek olarak idari yargı yerlerinde dava açabilmek için avukat tumanın yarı zorunluluk olması, dava açmak ve izlemenin davalıya büyük bir mali yük getirmesi, davaların bir iki seneden önce sonuçlanmaması ve davanın geç sonuçlanmasının çoğu kez elde edilen tatmin hissini ve kazanılan hakkı anlamsızlaştırması dolayısıyla[54] Fransa Cumhuriyet Arabulucusu kurum olarak ortaya çıkmıştır.
Temizel, Fransız ombudsmanının hakkaniyet sağlanmasına yönelik önerilerde bulunabilmesi için üç şarta dikkat çeker:
- Bireylerin, Yasa koyucunun kesinlikle ve bilinçli olarak istemediği bir konumda bulunması gerektiği. Bu durumda ombudsman, muhtemelen yasa metninde bir değişiklik önerecek, ancak bireyin özel durumu üzerinde müdahalede bulunmayacaktır.
- Yasanın uygulanmasının, bireyin önemli ve özel bir zarara uğramasına yol açması gerekmektedir. Ombudsman, şikayetçi çok küçük bir zarara uğramışsa ya da zarar yasanın uygulandığı bireylerin tümünün katlandığı zarardan farklı değilse hakkaniyet sağlama adına yasanın normal uygulamasının sonuçlarını tartışmaya açmayacaktır.
- Uğranılan zararın onarılabilir olması gerekmektedir. Hakkaniyet içerisinde tazmin, yasanın ruhuna ve amaçlarına aykırı değilse ve üçüncü bireylerin haklarına zarar vermiyorsa söz konusu olmaktadır.[55]
Bazı durumlarda ombudsmanlar, çaba göstermelerine rağmen yönetsel işlemlerdeki kusuru kaldıramazlar, hakkaniyeti temin edemezler. Bu durumda ombudsmanların parlamentoya yasa önerileri hazırladıklarını da görmekteyiz. Bu konuda en büyük çabayı sarf eden de yine Fransız ombudsmanıdır.[56]
b- Ombudsmanın Görev Alanına Giren Kuruluşlar
Devlet, yerel yönetimler, kamu yönetim müesseseleri ve kamu görevi gören kuruluşlar ombudsmanın görev alanı içerisindedirler. Ombudsmanın uygulandığı ülkeye göre bu görevlerin tümü birden veya bir kısmı ombudsmanın görev alanında yer alır. Kimi ülkelerde yargı kuruluşları da ombudsmanın görev alanı içerisinde tutulurken, kimi ülkelerde yargı, parlamento, ordu vb. kurumlar ombudsmanın görev alanı dışında tutulmuşlardır.
İsveç ombudsmanında yerel yönetimleri de kapsayan bir görev alanı vardır. Finlandiya ombudsmanının görev sahası daha geniş tutulmuştur. Kamu nitelikli görev yapan bütün kuruluşları kapsamaktadır. Finlandiya ombudsmanının görev alanı içerisinde merkezi ve yerel bütün yönetim birimleri, bakanlar, yerel yönetimlerin seçilmiş yetkilileri, askeri birimler, yargı da yer almaktadır. Bu ombudsmanın görev alanı içerisinde olmayanlar ise cumhurbaşkanı, parlamento üyeleri ve yüksek yargı başkanıdır. Benzer bir geniş görev alanına da Danimarka ombudsmanında rastlanmakla birlikte yargı görev alanı dışında bırakılmıştır. Norveç'te ise biraz daha farklı bir uygulamaya rastlanılmaktadır. Yargının da görev alanı içerisine alındığı bu ombudsmanda bakanlar kurulu kararları, maliye müfettişlerinin çalışmaları ve yerel yönetimler görev alanı dışındadırlar. Ayrıca, bu ülkede askeri yönetim için ayrı bir askeri ombudsman bulunmaktadır:[57] İngiliz ombudsman kurumu ise görev alanlarına göre organize edilmiştir. Parlamenter Ombudsman, Sağlık Ombudsmanı, Adli Hizmetler Ombudsmanı, Yerel Yönetimler Ombudsmanı vb. isimlerinde belirlenen görev alanlarına giren konularla uğraşmaktadırlar. Bu ombudsmanlardan en önemlisi olan Parlamenter Ombudsmanın görev alanına girmeyen konular personel meseleleri, askeri konular ve ticari işlemlerdir.[58]
2.3. Ombudsman'ın Yetkileri
Ombudsmanların sahip oldukları çok geniş sorgulama ve araştırma yetkilerine rağmen kamusal eleştiri ve ikna dışında zorlama yetkileri bulunmamaktadır. Rowat, ombudsmanların bu genel yetki alanını şöyle özetlemektedir:
Ombudsman anayasa ve yasa ile kurulmuş, idareyi yasama organı adına denetleyen, taraf tutmayan bağımsız bir görevlidir
- Ombudsman haksızlığı, adaletsizliği, idarenin kötü işleyişini dile getiren özel şikayetleri ve yakınmaları izler,
- Bu kurumun soruşturma açmak, tenkit etmek, idarenin aksayan yönlerini kamuoyuna açıklamak yetkisi vardır. Fakat tespit ettiği kötü davranış ve işleyişleri düzeltmek yetkisi yoktur.
- İdareye “mutlaka karşı” değildir.[59]
Ombudsmanların karar verme, yönetimce verilmiş kararları değiştirme veya tümden ortadan kaldırma gibi yetkileri bulunmamaktadır. Yönetimin yurttaşlarla ilgili eylem ve işlemlerinde bulduğu eksiklikleri ve yanlışları parlamentoya ve kamuoyunun bilgisine sunma yetkilerine sahip olan ombudsman esas gücünü de zaten araştırma ve soruşturmaları sonucunda vardığı kanaati kamuoyuna açıklama yetkisinden almaktadır. Bütün yönetim organları tabii olarak, başta siyasi irade, bu noktada ombudsmanların önerilerine uymak eğilimindedirler.[60] Richardson ve Genn, ombudsmanın hükümetin idari faaliyetlerini incelediğini belirterek “Hükümetlerin politika yapışını ve politik kudretini incelemez” der. Yazarlar, ombudsmanların mahkemelerin ve hakim kürsülerinin aksine, bağımsız olarak karar veren kimseler olmadıklarını, parlamentoya bilgi verdiklerini ve asıl güçlerini de parlamentonun bakanlar üzerindeki baskısından aldıklarını belirtirler.[61]
________________________________________
[1] Gelhorn, Walter; Ombudsman and Others- Citizen’s Protectors in Nine Countries, Hrvard Universty Pres. 1967. sf.194.
[2] Aykaç, age, Türk Tarih Kurumu Yayını, Ankara, 1997, sf.27.
[3] Pickl, agm.
[4] Pickl, agm.
[5] Ortaylı, İlber; yage, sf.62.
[6] Ortaylı, Prof. Bahriye Üçok’tan nakille Abbasi Halifesi Muktedir zamnında Divan-ı Mezalim’in başında kadı-al kudat olarak Sumeyl adında bir kadın hakim bulunduğunu nakleder. Abbasiler döneminde vergi toplama, asayiş ve diğer yönetimden kaynaklanan yolsuzluklara uğrayanlar yerel yönetimin himayesini bulamazsa Divan-ı Mezalim’e başvuruyorlardı. Ortaylı, age, sf.62,; Üçok, Bahriye; Emeviler Abbasiler; A.Ü. İlahiyat Fakültesi Yayını, Ankara 1968. Sf. 127. Üçok’da aynı bilgiyi Corci Zeydan’ın İslam Medeniyeti Tarihi adlı eserine dayandırır. Bkz. Zeydan. C.; İslam Medeniyeti Tarihi, yeni harflerle yayımı. Üçdal Nesriyat, 100 Büyük eser, İstanbul, 1972, Cilt: I.
[7] XII. Karl, 1697 yılında İsveç tahtına çıkmış, 1709 yılında Poltova’da Rusya ile yaptığı savaşta yenilmesi üzerine Osmanlı ülkesi olan Bender’e sığınmış, üçbuçuk yıl Bender’de, iki yıl da Dimetoka’da kalabalık mahiyetiyle misafir edilmiş ve 1714 yılı sonbaharında ülkesine dönmüştür. Uzun süre, kabalık mahiyetiyle Osmanlı ülkesinde kalmasından ötürü kendisine “Demirbaş” yakıştırması yapılmıştır.
[8] Ataman, Taykan; Ombudsman ve Temiz Toplum, Yeni Türkiye Dergisi, Mart-Nisan 1997, Sayı:14, sf.179.
[9] Al-Vahab, İbrahim; The Swedish Institution of Ombudsman, Liber Forlag. Stockholm; Pickl, agm.
[10] Ataman, agm (1997), sf.780.
[11] Keneş, Bülent; Bir Denetim Mekanizması Olarak Ombudsman, Türkiye'deki ihtiyaçlara Ne Kadar Cevap Verebilir?, Yeni Türkiye Dergisi, Mart-Nisan 1997, Sayı: 14, sf.794
[12] Ataman; (1997) agm., sf.780.
[13] Alaton, İshak; Bireyi Devlete Karşı Savunan Ombudsman Kurumu, Radikal Gazetesi, 18 Mart 1997., Temizel, Zekeriya; Yurttaşın Yönetime Karşı Korunmasında Bir Başka Denetim Organı: Ombudsman, Yeni Türkiye Dergisi, Mart-Nisan 1997, Sayı:14, sf.765., Keneş, agm.,sf.794. Oytan, Muammer; Ombudsn-.ın Eli ile İdarenin Denetimi Konusunda Kıyaslamalı bir İnceleme, Danıştay Dergisi, 1975, sayı:18-19, sf.195.
[14] Baylan, Ömer; Vatandaşın Devlet Yönetimi Hakkındaki .Şikayetleri ve Türkiye için İsveç Ombudsman Formülü, İçişleri Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1978, sf.7.
[15] 0ytan; agm, sf. 195.
[16] Ataman; agm (1997), sf. 781.
[17] 0ytan; agm, sf. 195.
[18] 0ytan; agm, sf. 195.
[19] 0ytan; agm, sf. 195.
[20] Frank, Bernard; The WorId Wide Grovrth of the Ombudsman, op. cit. Sf. 179 dan aktaran H.Eroğlu, age. Sf.350.
[21] Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği ve Sienne Üniversitesi işbirliği ile.
[22] Temizel, Zekeriya; Yurttaşın Yönetime Karşı Korunmasında Bağımsız Biı Denetim Organı Ombudsman, IULA-EMME Yerel Yönetim Dünyası Yayını, İstanbul, 1997, sf.37–38.
[23] Avrupa Ombudsmanı atanmış olmasına rağmen bu organın karar vermesinde temel teşkil edecek bir “Avrupa Kamu İdaresi” birliği olmadığı, Avrupa Birliği'ne üye ülkeler arasında İnsan hakları hariç birleştirilmiş bir mevzuat alanı bulunmadığı, dolayısıyla ombudsmanın insan hakları hariç ciddi bir çaba gösteremeyeceği; bunun yanı sıra henüz İnsan Haklan Komisyonu önünde ferdi müracaat hakkını kabul etmeyen bazı üye devletlerin bu re'sen hareket eden, gizli dosyaları açma yetkisine sahip bir ombudsmana belgeleri ne kadar açıklıkla verebileceği tartışılmaktadır. Bkz. Avrupa Devletlerinde Ombudsman Arabuluculukla Görevlendirilen Parlamento Üyesi ve Arabulucu; TBMM Üyeler için hazırlanmış araştırma raporu, 1994. Sf.18.
[24] Temizel, Zekeriya; Yurttaşın Yönetime Karşı Korunmasında Bağımsız Bir Denetim Organı: Ombudsman, IULA -EMME Yerel Yönetimler Dünyası Yayını, İstanbul, 1997, sf.36.
[25] Ataman; agm (1997), sf. 782.
[26] Temizel, Zekeriya; Yurttaşın Yönetime Karşı Korunmasında Bir Denetim Organı: Ombudsman, Yeni Türkiye Dergisi, Mart-Nisan 1997, Sayı: 14, sf.764.
[27] Temizel; agk., sf.39.
[28] Temizel; agk., sf.39.
[29] Revue Du Barreau Du Que' bec, 1970, sf. 73, aktaran, Oytan; agm. Sf. 195.
[30] Yagm., sf.195.
[31] Fuller , Mark; Halkın Şikayetlerini Dinleyen Memur, Radikal Gazetesi, 18 Mart 1997, sf. 9.
[32] Pugh, S.I.; The Ombudsman-Jurisdiction, Powers and Practice, Public Administration, vol:56, 1978, sf. 132
[33] Moore, V.; Some Reflections of the Role Ombudsman, International İnstutite of Administrative Sciences Conferance Paper, Copenhagen, 1991., sf. 1-2
[34] Fliflet, A.; The Parliamentary Ombudsman For Public Administration: The Ombudsman, Oslo, 1994.
[35] Hansen, llans Gammeltoft; Ombudsman Kavramı, Amme İdaresi Dergisi, Cilt: 29, Sayı:3, Eylül 1996., si. 196.
[36] Uler, Yıldırım; Ombudsman (Kamu Denetçisi). I. Ulusal İdare Hukuku Kongresi Üzerine Kitap, Çeşitli idare Hukuku Konulan 1-4 Mayıs 1990 Ankara, 2. 1201
[37] Bereket, Zuhal- Selami Demirkol; İdari Yargıda İdari Savcılık Kurumu-İdarenin Yargısal Denetiminde Etkinliğin Sağlanması Yolunda Somut Bir Öneri, Danıştay Dergisi, Ankara, 1996. Yıl:26, Sayı: 1990, sf.31.
[38] Baribiant, Guy; Lö Controle Jüridictionel, sf. 161, aktaran, Oytan, agm., sf. 195.
[39] Garant, Patrice; Du Productor du Citoyen Quebecois au Mediteaur Fronçois Artuclite Juriduque, 20 Mai 1973, sf.238, aktaran: Oytan, agm., sf. 196.
[40] Temizel, agk., sf.39.
[41] Temizel, agk. Sf.40.; Ombudsmanın görev alanıyla ilgili olarak bütün dünyada mevcut ombudsmanlar üzerinde yapılan bir çalışmada:
§ 43 Ombudsmanın yönetimin iyileştirilmesiyle ilgili çalışma ve önerilerde bulunduğu,
§ 6 Ombudsmanın bireyleri tatmin edecek şekilde sorunlara çözüm aradığı,
§ 27 Ombudsmanın yukarıda sıralanan görevlerin yanısıra yönetimlerin yasal çerçeve içerisinde sorumluluklarını yerine getirmesi için kuruluşları denetlediği belirlenmiştir.
[42] Fuller; agm.
[43] Temizel, agk., sf.41.
[44] Richardson, Genevra- Hazel Genn; Administrative Law and Government Action (The Courts and Mechanism of Reviev»), Clerondon Press, Oxford, 1994. Sf.22. 1993 yılında İsveç Hava Yollarına bir uçak alımı üzerine, bir vatandaş ombudsmana başvurarak uçağın yetkililerce gerekli yeterlik incelemesi yapılmadan alındığını ileri sürer. Ombudsman, uçağın havadaki yetersizliğinden çok konunun teknik bir konu olmasından dolayı kendileri tarafından incelenemeyeceğini belirterek konuyu inceleyememeğini bildirir. Bir kaç ay sonra aynı uçak Stockholm'de bir hava gösterisi sırasında düşer. Şikayette bulunan kişi gazetelere verdiği demeçlerde kazanın sorumluluğunun bir kısmının da parlamenter ombudsmanda olduğunu, çünkü eğer inceleme yapmış olsaydı uçağın uçmak için yeterli olmadığını ortaya çıkarabileceğini iddia eder. Ombudsman bu olay sonrasında da yine konunun teknik bir konu olduğu dolayısıyla kendisinin bunu denetleyemeyeceğini belirterek haklılığını ileri sürer ve bu kaza sonrası kendisine gelen şikayetleri yeniden reddeder.
[45] Fuller, agm.
[46] Fuller, agm., Hollanda Ombudsmanı, 1996 yılı içerisinde kan nakli nedeniyle AİDS hastalığına yakalanan hemofili hastalarına zararları karşılığı para yardımı yapması için hükümeti ikna etmiştir. Bu yardımın düşük tutulması üzerine Ombudsman yeniden devreye girerek hükümeti yardım tutarının artırılmasına da ikna etmiş, sonuçta Hükümet tarafından kişi başına yardım tutarı 25.000 florinden, 200.000 florine çıkarılmıştır. Yine Hollanda Ombudsmanına reality showlarla ilgili bir şikayet gelmiş (Rotterdam Polisi ile ilgili bir programda, bir şüphelinin izni olmaksızın filme alınması) bunun üzerine Ombudsman devreye girerek The Hague ve Amsterdam'ı da inceleme bölgeleri arasına alarak yaptığı çalışmaların bulgularını başta polis olmak üzere devletin ilgili birimlerine aktarmış ve bu tip programlarda kişilerin özel hayatlarının korunması için kurallar getirilmiştir. Ancak, Hollanda Ombudsmanının en değer verdiği çalışmaları arasında Hollanda polisinin ülkede 1993 yılında gerçekleşen öğrenci protestoları sırasında şiddet kullanması üzerine 70 kişinin tanıklığına başvurarak bu olayı kınayan 200 sayfalık raporu olmuş ve bu raporda yer alan tavsiyeler polis eğitimine konu olmuştur.
[47] Ataman, agm. (1997), sf.782.
[48] Uyanık, Sırrı; İngiliz Yerel Yönetimlerinde Ombudsman Denetimi, Türk İdare Dergisi, Haziran !994, Yıl:66, Sayı:403., sf.206.
[49] Temizel, agk., sf.42.
[50] Uyanık, agm. Sf.209.
[51] Temizel, agk, sf.45., Yazar, yönetim hukukunun ve yönetsel yargının beşiği sayılan "En iyi ombudsman Danıştay'dır" görüşünü yıllarca savunan Fransa'da yönetimin yargı dışı bir kurum olan ombudsman tarafından denetlenmesine neden gerek duyulduğunu araştırırken görüştüğü Fransa Oımhu/yet Arabulucusu(mediateur) Jaques Pelletier'in kendisine. “Siz ülkenizde yasaya uygun ancak hakkaniyetli olmayan olaylarla karşılaşmıyor musunuz?” cevabını verdiğini aktarmaktadır
[52] Garant, Partrice; age., sf.241.
[53] Oytan, agm., sf.208.
[54] Oytan, agm., sf.208.
[55] Temizel, agk., sf.46.
[56] Bu konuda bir çarpıcı örnek olarak Bir Paris Mahkemesi'nin Marsilya'da oturan bir kişi hakkında verdiği tutuklama kararı üzerine polisin şahsı hemen tutuklayarak Paris'e getirmesi ancak bu arada Mahkemenin verdiği kararın yanlışlığını anlaması üzerine tutuklamayı kaldırması ve ilgili şahsın serbest bırakılması örnek olayı anlatılmaktadır. Bu örnekolaydaki .şahıs tutuklandığı ekim ayında Marsilya'da hava sıcaktır ve üzerinde kısa kollu bir gömlek vardır, oysa ki getirildiği Paris'te hava soğuktur, cebinde de parası yoktur. Buna rağmen serbest bırakılırken bunlar gözönüne alınmamıştır. Marsiyla'ya dönüşü çok zahmetli olur, hastalanır, iyileştikten sonra bir parlamenter aracılığıyla Meditateur'a başvurur. Ombudsman açısından olayın çözümü bireyin uğradığı zararın tazmini değildir. Bu yargının yetkisindedir ancak bu olayda yönetimi suçlayacak somut bir davranış da bulunmadığı için bu tür yanlışlıkla tutuklanan kişilerin salı verildikleri zaman geri ikametgahlarına kadar götürülmeleri konusunda bir yasal düzenleme gereği üzerinde durulur ve bu yönde bir yasa çıkarılır., aktaran: Temizel; agk., sf.50.
[57] Temizel, adk., sf.52.
[58] Ataman, agm. (1997), sf.783.
[59] Rowat, Donald; The Ombudsman- Citizen's Defender, London, George Ailen and Unwın Ltd., 1968, aktaran Taykan Ataman; İngiltere'de ombudsman Kurumu, Türk İdare Dergisi, Eylül 1993, Sayı:400., sf. 219., aynı bölüm Muammer Oytan'ın da dikkatlerinden kaçmamış, bkz. Oytan, agm. Sf. 196.
[60] Buna güzel bir örnek olarak İngiltere'deki Barlow Clowes olayı anımsanmaktadır. İngiltere’de menkul kıymetler alanında yatırım yapan bu kuruluş iflas etmiş ve iflas sonucu bu kurum aracılığıyla yatırım yapan bir çok vatandaş zarara uğramıştı. Zarara uğrayanlar Bakanlığın hatasından dolayı zarara uğradıklarını öne sürmüşler ve İngiliz ombudsmanına şikayetlerini götürmüşlerdi. Ombudsman yaptığı inceleme neticesinde 5 ayrı noktada Bakanlığın kötü yönetim kusuru işlediğini belirtmiş ve yatırımcıların kayıplarını artırdığını ileri sürmüştü. İngiltere Hükümeti ombudsmanın vardığı sonuca karşı çıkmıştı. Hükümet, konunun ombudsmanın görev alanına girmediğini, Bakanlığın da gerekli denetimleri yaptığını, kusurlu olmadığını ileri sürüyordu. Ombudsmanın görev alanı Bakanlıkla doğrudan ilgili olmayan şikayetleri kapsayamazdı (kayba uğrayan yatırımcıların Bakanlıkla doğrudan ilgilerinin bulunmayışı) dolayısıyla bu sonucun kabulünün Hükümetin sorumluluklarının ölçüsüzce genişletilmesi sonucunu doğuracağını belirtiyordu. Ancak, ombudsman görüşlerini kamuoyuna yansıtmış olduğu için hükümetin tepkisiz kalması da mümkün olmadı. Yatırımcıların zararlarının belli sınırlar içersinde tazminini kabul etti., aktaran, Temizel; agk. Sf. 54-55.
[61] Richardson, Genevra- Hazel Genn; Administrative Law and Government Action (The Courts and Alternative Mechanism Of Review), Clerondon Press, Oxford, 1994., sf. 3.
Asıl yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)
|
|
|
|
 |
|
 |
|