 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Yârim uçarı bulut, yıllması da imkânsız,
Kavgası sevdalarla, esip çekişe dursun.
Esrimemiz nedendir, bilmesi de imkânsız,
Yaseminler bayıltan saçı kokuşa dursun.
* *
En güzel yâr ,yâr için yaşayıp düşünenmiş,
En anlamlı gözyaşı hasretten boşananmış,
Sevdanın en güzeli uzaktan yaşananmış,
Boyumuza geriden geri bakışa dursun.
* *
Umurunda değil ki hangi gönülde yaşar,
O güzel ayakları bir gün yolundan şaşar,
Gafletten uyanmadan tuzağımıza düşer,
Başına buyruk maral gibi sekişe dursun.
* *
Gün gelir odamızda bizim için kokacak;
Bir yerden emir alıp tahtımıza çıkacak,
Yalnız olan bir Allah, yalnızlıktan bıkacak;
Sonunu düşünmeden bize akışa dursun.
Naim Özdamar
9 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Davet
Katran karası gecelerime,
Sen ışık ol;
Her seher bülbül sesine
Aşina söğüt yapraklarıyla
Üşümüş bir dere şırıltısıyla harmanlanmış,
Bu sabah bestesi,
Fısıltılarla sana ulaşsın.
* * *
Ya ışık ol ya ses;
Ya hiç girme penceremden,
Ya da bir sabah vakti es.
Karanlık ruhumuzun açılsın perdeleri;
Sedanın yankısı çınlasın,
Sükûta yatmış baharımızda.
Bu sonsuz bekleyişimize cevap,
Kucağından davetkâr güfteler taşsın.
* * *
Aldırma akşamın gül rengine;
Sen sabah demlerinde güzelsin.
Sen umutlarımıza liman,
Varılacak son nokta,
Işıldayan emelsin.
Emekleyen arzularımız peşinden koşsun.
Bu şehrin akşamları,
Ciğerlerimizden sabah kokularını sormadan,
Damarlarımızdaki kanın koşusu durmadan,
Yürek kendini zincire vurmadan,
Bırak gönül haddini aşsın.
Naim Özdamar
11 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Herkes böyle bilsin bu ölümü ilk tadışım;
Vedasız ayrılışım, zamansızca gidişim;
Yaşamaktan bıkmadım; merak ettim ölümü;
Bilimsellik uğruna son intihar edişim.
Naim Özdamar
12 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Umutlara doğan gün, yeşeren yaprak tutsak,
Çelik kelepçede el, zincirde ayak tutsak,
Sevenlerin gönülden gülmediği yerdeyim,
Okşanası yanaklar, bakire dudak tutsak.
Naim ÖZDAMAR
13 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Delirten
Sarı saçına tarak vurdun, sazım tellendi;
Kapattın gözlerini yanakların sellendi;
Bilmem nasıl yaratmış yüce yaradan seni,
Gördükçe endamını deli gönlüm dellendi.
Naim Özdamar
14 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Gün doğusundan gelir özlenen yeni rüzgâr,
Kapılarda tarih ve asırlar selam durur;
Yeni yurdun kalbine tohum döker bir çınar,
Rüzgârlar Rumeli’ne Türk muştusu uçurur.
* * *
Saban izleri tarla, tarla da harman oldu,
Tohum çatladı fidan; fidanlar orman oldu,
Kondu taş taş üstüne mihrapta Sinan oldu,
Analar Fuzuli’yi Süleyman’ı doğurur.
* * *
Omuz omuza vermiş millet bükülmez bilek,
Yaşamak oba oba dirliğimiz son gerçek,
Dilim, dokuz bin yıldır bala çevrilen çiçek,
Bu topraklar Türkçeyi Yunus ile yoğurur.
* * *
Yün iken iplik olduk ilmek tuttuk kilimde,
Acıyı desenledik, ağıt yaktık ölümde,
İsyandan destan yazdık, tat elinde zulümde,
Ozanlarım hürriyet türküleri çağırır.
* * *
Mızraklar havalanır, gök kılıçlar çekilir,
Davullar vurulurken, öne sanat dikilir;
Uygarlık Anadolu yollarına dökülür,
Ebedi vatanına Türk’ün mührünü vurur.
Naim Özdamar
15 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Omuz başını öper kumral saçları,
Kurumuş leylak kokusunda,
Bayıltan hazlar gibi.
Arada yalanlar kaçar dudaklarından,
Geçmiş sevdalara dair.
Önüne düşer gözleri,
Gelinlik kızlar gibi.
Avuç içlerinde ter,
Apansız yanakları kızarır,
Olgun kirazlar gibi.
Dalına basınca ihanetler,
Bir öfke ile
Çiy damlaları uçuşur kirpiklerinde,
Bakışları İskeçe soğuğu,
Donduran ayazlar gibi.
Şeytan kıvrım kıvrım ,
Gülerken dudaklarında.
Öyle bir şeyler geçerken aklından,
Bir sıcak rüzgâr girer bedenine,
Bulutsuz yazlar gibi.
Eski zaman türküleri söyler bazen;
Söyler de
Dalar gider geçmişte bir sevdaya,
Ağırdan ağıra bir hüzün çöker.
Anılar, tül perdeler ardından
Serpilir,
Sararan güzler gibi.
Aklına düşer bir sabık sevgili,
Yaşından genç, teninden yağız.
Yüreğinde hafiften bir çırpınış,
Serçeler misali.
Sanki
Hâlâ O’nu özler gibi,
Hâlâ yüreğinin bir köşesi,
Derinden derine,
Dişlenmiş dudak acısı kıvamında,
Sızlar gibi.
Naim ÖZDAMAR
10.9.2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
AĞIT
Dal budak olup serpilirken ansızın,
Solan çiçeğim sen.
Altın beşikte ,bir meleğin kanadında
Uyuyan bebeğim sen.
Karanlık kapılı serviliklere uzun uzun,
Uçan kelebeğim sen.
Mezarına kazma sallar,
Diz vuran zeybeğim sen.
İndirirken karanlık çukurlara bedenini,
Ayağıma dolanan eteğim sen.
Kadeh kadeh içerken gözyaşlarımı,
Mezem,ekmeğim sen.
Naim ÖZDAMAR
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Sönmüş ateşlerden arda kalan,
Küllenmiş korum ben.
Nefessiz ocaklarda,
Buz yangınları yaşıyorum,
Donuyorum ben.
Bir tatlı lodos esmedi ikliminizden;
Gönlümce tütemedim.
Mutluluk yağmuru yağdı saçlarına,
Kestane rengi ışıklar gibi.
Takıldım kaldım perçem uçlarına,
Yıllarca süründüm hayalinin peşinde
Yollarında bitemedim.
Hangi kutlu dağın nurudur,
Gözlerinizdeki?
Nazarlınız, füsunkârınız oldum.
Siz gelmeseydiniz nağmeler çınlamazdı,
Yıldızları sönük gök kubbemde.
Melekler anlamazdı,
Güz şafaklarına çalan güzelliğinizi.
Şarkıları terk etmeyin,
Sedanızı güftelere katamadım.
Nereden ve nasıl girdiyseniz,
Bir tatlı hayal gibi,
Hikâyeme, tuvalime, şiirlerime;
Gülmektesiniz,
Sevda suskunlukları çekmeden.
Ben kapanındayım kıskançlıkların,
Bir tatlı uykuya yatamadım.
Sen devletsin,
Yurt bellenecek köşesin, bucaksın.
Sana en muhteşem saltanatı vaat ettim;
Başına bir otağ çatamadım.
Tutasım geldi nazik ellerinden,
Uzaksın,
Uzaksın Ülker yıldızı kadar.
Ellerini tutamadım.
Naim ÖZDAMAR
9 Ağustos 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Perdeli gecede kaybolmuş gibi,
Bu mecnunun dili yolu soruyor.
Sorma benliğimi,sorma gönlümü,
Ellerim yordamsız seni arıyor.
*
Kumral saçlarına güller takmadan,
Son gece,bir defa,içten bakmadan,
Nasıl kayboluş bu,iz bırakmadan.
Gözlerim sularda ufku tarıyor.
*
Nedir gidişine sebeb olan şey,
Hüzzam bir şarkı mı, yanık çalan ney?
Yoksa türküler mi ,yarim,yarim hey!
Çıktığın sokaklar kime varıyor.
*
İsyanım haykırır bu dizelerden,
Gelmedin yıllar var, gittiğin yerden,
Ne çok sevdin candan;dönmedin birden,
Yokluğun suçunu ele veriyor.
*
Bilirim bendeki şüphesiz vehim,
Seviyorsun beni,yaşıyor sevgim,
İhanetin olmaz,yalandır bilgim,
Bu onmaz kıskançlık beni yoruyor.
*
Sanırım herşeye çare bulunur;
En umulmaz anda kapım çalınır;
Şiirsi sesinle uykum bölünür;
Varlığım ümitle hayal kuruyor.
Naim ÖZDAMAR
27 Nisan 1976
Koyunkaya
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Beddua
Senin için tohumun sarı güle dönmesi,
Sen kokmayan çiçeğe sıcak bahar gelmesin;
Yıldızlara ödüldür saçında nur yanması,
Sana vurgun geceler sabahlara kalmasın;
* * *
Sana varan yolların yosun tutsun taşları,
Sana hasret kalanın dönemesin kuşları,
Ayrı düşsün eşinden, yalnız kalsın başları,
Pas tutsun, kapısını hiç kimseler çalmasın.
* * *
Oğulsuz kalsın, dönmez olsun çiçeği bala,
Ne şanı ne şöhreti geçmesin dilden dile,
Katlana dursun, derdi bitmesin, sürsün çile,
Huzur yüzü görmesin, yatağında ölmesin.
* * *
Gün ışığı konmasın dalına yaprağına,
Canı da cananı da savrulsun ırağına,
Mutluluktan damlalar yağmasın toprağına,
Seni kalpten sevenin gülen yüzü gülmesin.
* * *
Sana uzanan el felç olsun, gözyaşı pınar,
Lâl olsun, sussun dili, bellediyse seni yar,
Sevemesin hiçbir kalp, benim sevdiğim kadar
Sana tutkun gönüller mutluluğu bilmesin.
Naim ÖZDAMAR
21 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Sen Sevgili
Gönlümün doruğunda erimez kar gibisin;
Yaylalardan semtime akan pınar gibisin;
Öylesine yer ettin kalbimin derininde,
Kökleri yüreğimde ulu çınar gibisin.
Naim Özdamar
22 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Tükeniş
Maziye gömdüm seni, aşkı inkâr etmedim,
Ne ela gözünden ne senden firar etmedim,
Gün değil sen kopardın, takvimden her yaprağı
Hep sevmekten kaybettim, ömürden kâr etmedim.
Naim Özdamar
24 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Hüzzam Şarkı
Gönül, derviş misali çekerken onmaz çile,
Sevilenler ansızın giderler meçhul ile,
Besteli hasretlikler yalnız geride kalan
Böyle mahzun yapışır hüzzam şarkılar dile.
Naim Özdamar
26 Kasım 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
naimbey
| Çaylak Üye

| Kayıt: 21 Ağu 2008 | Son Görülüşü: 04 Oca 2009 | Mesajlar: 63 Seviye:6 | Altın: 335 |
|
|
|
|
Melek
Güzel boynunu öpen ipek şalını sevdim;
Çift gamzeli yanakta bayrak alını sevdim;
Sen en güzel düşlerde yaşatılan meleksin,
Masallarda Leyla’ya çalan halını sevdim.
Naim ÖZDAMAR
28 KASIM 2008
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|